Hseyinbyburtlu7

Bana ne yazık ki bir şey katmadı ama size katabilir.
2/10
·176 syf.·
2025 3. kitabı
Bu kitap benim için oldukça sürükleyici ve akıcı bir dile sahipti ama ne yazık ki bir kitap sürükleyici diye güzel olacak diye bir kaide yok. Kitabın 141. sayfasına kadar başarı yazarımız için sadece ekonomik açıdan zengin olmaktan ibaret. Ve yazarımız bir sayfada eğer biz bir meslekte çalışıyorsak o işi para için yaptığımızı diğer bir sayfada ise başarının bizim hayat amacımıza göre değişeceğini düşünüyor. Buradan yazarımıza şu soruyu sormak isterim ki neden kitapta kendinizle bu kadar çeliştiniz? Kitaptaki bir diğer sorum ise çalışmak nedir bizim yazarımız için? Bir masada saatlerce oturmak mı yoksa belirlenmiş bir hedefimiz için ciddi ve gerçekçi adımlarla o hedefe yaklaşmaya çalışmak mıdır? Yazarımıza göre bu bir masada saatlerce oturmak olacak ki ben şöyle çok masada zaman geçirdim yine de başaramadım Hasan Gökçe şöyle süpürge yaptı ama o da başaramadı diye yazmış. Kitapta keşke birazda nasip ifadesi işlenseymiş kitap bir yönden cidden daha sağlam olacağına inanıyorum. Zengin ve fakir bir ailede doğmanın nasip olduğunu yazarın görmesini isterdim. Bu kavramın es geçilmesi zannıma göre kitapta zengin-fakir ayrımına yol açtı. Zaten kitapta genel olarak Fakirlik güzellemesi yapılmış olduğunu ve maddi durumu o kadar iyi olmayanlar için motivasyon sağlandığını (kitabın sonlarına doğru) ama zenginleri de zan altında bırakan ifadelerden kaçınılmadığını hissedebiliyoruz. Yazarımıza göre zengin olan bir kimse genel anlamda mirasla zengin olur. Yetenek ve zekanın paraya etkisi pek olmaz. Yazarımız sporcular üzerinden örnek vererek başarılı bir üslupla bu durumu bize anlatmış. Peki sevgili Behçet Hocam, J.K. rowling gibi ünlü isimler fakir ailelerden çıkmalarına rağmen zenginleştiler. Bu durumda sizin hipotenizinize ne olacak? Yazar kitabın sonunda farklılaşın diyor.
Kalk Çalış Başarısız Ol!Behçet Yalın Özkara · Kronik Kitap · 20241,828 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Zehra - Kitap Yorumu
8/10
·152 syf.·
2024 17. kitabı
Kitabın konusu; Zehra, bir hırs ve intikam romanıdır. Zengin bir tüccarın kızı olan Zehra, öksüz büyümüştür ve aşırı kıskançtır. Babasının kâtibi Suphi'yle evlidir. İlk zamanlar karısına âşık olan Suphi bir süre sonra gönlünü güzeller güzeli Sırrıcemal'e kaptırır. Zehra'nın intikam hırsı katlanarak artar. Sırrıcemal ise hamiledir ve görünüşe göre Suphi Bey ile ayrılması olanaksızdır. Suphi Sırrıcemal'le yaşamaya başlar. Zehra çeşitli yöntemler dener ama en nihayetinde çerçi bir kadınla anlaşarak Ürani adında bir kadını kocasına musallat eder. Ürani çeşitli cilveler ve kıskandırmalar ile  kendisine bağlar. Bunun üzerine Suphi dükkan işlerini Muhsin'e emanet eder ve Ürani'nin yanına taşınır. Suphi'ye karşı bir şeyler hissetmeyen Ürani Suphi'nin tüm malını sömürür. Suphi günlerini Ürani'nin yanında geçirirken Sırrıcemal onun yokluğuna dayanıp intihar eder. Zehra'nın intikam ateşi bu sayede daha da körüklenir. Suphi'nin ise Ürani'ye takıntısı günden güne artar. Zamanla parası biter. Bu sefer ise Suphi elindeki malları çıkarmaya başlar. Zehra ise Suphi'nin gelir akışını kesmek için Muhsin'le evlenir. Günden güne Suphi'nin parası biter. Parası bitince Ürani Suphi'yi evden kovar. Aradan zaman geçer Suphi serseriye dönüşür ve bu sefer takıntılı aşık olduğu Ürani'nin başka biriyle görmeye dayanamaz ve bir komplo ile hem Ürani'yi hem de yanındaki adamı öldürür. Polisler tarafından tutuklanır ama delil yetersizliğinden dolayı beraat eder. Lakin böyle bir serserinin sıkıntılı olduğundan kaynakıklı Trablusgarp'a sürgün edilir. Bu olaylar olurken Suphi'nin annesi Zehra evlendikten sonra ele güne muhtaç olur ve dilenci şekilde ölür. Muhsin evliliklerinden sonra ölür. Muhsin-Zehra evliliğinde Zehra Muhsin'le evlilik amacı aşk değilde intikam arzusudur. Zehra ne kadar intikam istese
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,3bin okunma
Cumhuriyet'in İlk Sabahı - Kitap Yorumu
8/10
·128 syf.·
2024 15. kitabı
Kitabın konusu; Öykü savaşın ortasında Ankara'da yani Anadolu'da doğmuş bir çocuğun öyküsünü anlatıyor. Çocuk doğduğunda babası cephede savaşıyormuş. Olay örgüsü Birinci Dünya Savaşı'yla başlıyor. Bu savaş neticesinde Osmanlı Devleti ise tabii ki de dağılma sürecine giriyor ve yurdumuzda işgaller başlıyor. İşgaller sırasında ana kahramanımız kimi zaman çörek kimi zaman şerbet kimi zaman da gazete satarak ailesini geçindirmeye çalışıyor. Bu süreçte insanlardan devletin ahvaliyle ilgili bilgi topluyor , Mektebe gidiyor. Kitapta halkın savaşın sona ereceğine dair pek bir umudun olmadığı Şermin Yaşar'ın usta kaleminden anlamak mümkün. Sonra Mustafa Kemal Paşa çıkıyor. Ana karakterimizin annesi Mustafa Kemal Paşa'ya tüm halk gibi umut bağlıyor. Evde ağlamak yerine çalışmaya koyuluyor. Bu da bize Mustafa Kemal Paşa'nın halkı birlik ve beraberliğe sürüklediğini gösteriyor. Kitapta sadece savaşlardan değil İstiklâl Marşı'nın yazılışından Ankara'nın başkent seçimine kadar Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın notlarıyla birlikte bahsediliyor. İlber Ortaylı'nın bu notlarının vurgulayıcılığı ve yalınlığı Osmanlı'nın ve genç cumhuriyetin ahvalini bize aktarıyor. Kitabın en sonunda İlber Ortaylı'nın yazıları ise kitapta yaşanan tarihi olayların özeti niteliğinde. Kitaptaki illüstrasyonlar ise oldukça iyiydi. İki usta yazardan çıkmış harika bir çocuk kitabı. Benim yorumum; Kitap üstte yazdığım metinde belirttiğim gibi iki usta yazardan çıkmış harika bir çocuk kitabı. Tatlı öyküsüyle tarih aşılaması ve bunu mükkemmel bir anlaşılırlıkla ilmek ilmek işlenmesi asla göz ardı edilemeyecek bir hususiyet. Oldukça hızlı okunan bu kitaptan iki puan kırma sebebim ise kitapta insanı düşündürecek basit ögeler içerebilecek olmasıydı. Benim bir kitapta aradığım şeylerin başında ise uzun soluklu
Cumhuriyet'in İlk Sabahıİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20234,671 okunma
Bu Bizim Anlaşmamız - Kitap Yorumu
10/10
·336 syf.·
2024 14. kitabı
(Spoiler içerir.) Bu çizgi romanın konusu: Bir grup genç her yıl yapılan Sonbahar Ekinoksu Festivali gecesinde nehre bırakılan fenerlere ne olduğunu merak ederler. Bu festival bir şehir efsanesine dayanır. Efsanenin sonunda fenerler uçup yıldızlara dönüşür. Bunu test etmek isteyen gençler bisikletlerine atlar ve yola koyulurlar. Zorbalığa uğrayan Nathaniel grubun dışında kalırken, zorba arkadaşlarıyla aynı grupta yer alan ve zorbalıkların kendisine sıçramasından korktuğu için ne kadar istesede Nathaniel'la arkadaşlık kurmaktan çekinen Ben, yola devam edebilir. Benim düşünceme göre Ben çok huysuz, depresif bir karakterken Nathaniel uyumlu, umutlu ve iyimser bir karakterdi. Bayan Şahane kitaptaki en sevdiğim karakterdi. Tam istediğim yaşlı, büyücü kadın tiplemesiydi. Karakterin çizimleri oldukça güzeldi. Hikaye boyunca oradan oraya koşturması, yaptığı büyülerle tecrübesini konuşturması ve gaddarlığı onun meziyetlerinden bazılarıydı. Ayı karakteride yine çok iyi ve hoş karakterdi. Ayı oldukça cesur, yufka yürekliydi. Ayı olmasaydı ana karakterlerimiz asla fenerlerin akıbetini öğrenemeyekti. Çizgi roman oldukça akışkan ve rahatlatıcıydı. Hoş vakit geçirmek isteyen herkesin okumsasını tasiye ederim. Çizimleri de öykü kadar büyüleyiciydi. Tabii ki bazı eksiklikleri vardı. Nathaniel niye ilk başta zorbalığa uğruyordu. Ayrıca grupta bazı gençlerin aileleri kızacağı endişesiyle yola devam edemezken Ben ve Nathaniel'ın niye ailesi hiçbir şey demiyor ve evlatlarıyla zerre ilgilenmiyorlar. Kitapta ailelerinin onay verdiklerinden ya da izin vermediklerinden bile bahsetmiyor. Ryan Andrews
Bu Bizim AnlaşmamızRyan Andrews · Genç Timaş · 0517 okunma
Galateia - Kitap Yorumu
8/10
·72 syf.·
2024 7. kitabı
(Spoir içerir ve özet şeklindedir.) Bu öykü ana karakterimiz olan Galateia'nın bir hastanede uyanmasından başlar. Kitabın ilerleyen sayfalarında öğreniriz ki şuan kocası olan Pygmalion aslında onun yaratıcısıdır. Öykünün ilerleyen sayfalaranda Pygmalion'un aslında şehrin ünlü bir heykeltıraştır. Evlenmek istemektedir ama şehrin diğer kadınlarını "Kaltak" olarak tanımlamaktadır. Bu nedenle uzun uğraşlarla bir kadın heykeli yapar. Sonra bu heykel canlanır. Bu Galateia'dır. Galateia insan ve heykel olma durumu arasındadır. Geriye öykünün psikolojik kısmı gelmektedir. Pygmalion Galateia'nın rızasını sormadan cinsel ilişkide bulunur ve evlenir. Pygmalion her seferinde Galateia'ya kendisine muhtaç olduğunu , ona bağlı olmasını , sadece ve en çok onu sevmesi gerektiğini söyler ve onu zorlar. Galateia'yı sürekli manipüle eder ve ona ne kadar muhtaç olduğuyla ilgili küçümser. Pygmalion aslında histrionik kişilik bozukluğu ve narsistik kişilik bozukluğuna sahiptir. Galateia bu durumları mecburi bir şekilde kabul eder ve kocasının gönlünü etmeye çalışır bu sıralarda hamile kalır. Paphos adında kız doğurur. Kız da annesi gibi insan ve heykel olma durumu arasındadır. Kız okuma aşkıyla yanıp tutuşur. Pygmalion kızına bir öğretmen tutar. Öğretmenin Galatei'ya baktığı gerekçesiyle onu kovar ve Galatei'ya şiddet uygular. Sonradan ise Galateia'nın ısrarı üzerine kadın öğretmen tutarlar. Galateia kızını çok sever ve yürüyüşlere çıkarlar. Hatırlayamadığım bir neden üzerine Pygmalion bunu yasaklar . Bunun üzerine Galateia ve kızı Pygmalion'dan gizli yürüyüşere çıkarlar ama iksininde beyaz tenli olması kasaba ahalisi için yeterlidir. Yazarından belirsiz bıraktığı yerlerden biridir. Bunun üzerine Pygmalion Galateia'yı hemşire ve doktorların gözetiminde tutar ve oldukça para saçar.
GalateiaMadeline Miller · İthaki Yayınları · 20225bin okunma