Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·152 syf.··
2025 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2025 01:37
“Kıskançlıktan gözü kör olmus bir kadının hikayesi ve onun akılalmaz intikamı”..kitap güzel ilerledi Türk klasiklerini hep sevmişimdir.bu kitapta gerçekten sürekliyiciydi.Nabizade Nazımdan okuduğum ilk kitap. o dönemin şartlarını düşünürsek gerçekten başarılıydı . Kitap en sonunda ah hayat ..o kadar kısasın ki ..keşke insanlar öfke ve intikam hırslarının esiri olmasa da seni doya doya güzel bir şekilde yaşayabilse diye düşündürdü.
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,3bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2024 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2024 20:56
Kitap oldukça akıcı olmasıyla birlikte o dönemi gayet yansıtan bir eser olmuş . Ana karakter Zehra’nın aşkı, kıskançlığı ve intikam duyguları ile birlikte diğer karakterlerin duygu durumlarını ve yaşantılarını yansıtmış eser . Kitabı okurken kadınların ne derece yanıldıklarını ve gereksiz duygularla boşa kürek çektiklerini bir kez daha gördüm. Kadın ile erkek arasındaki farkı oldukça güzel yansıtan bir yandan kadının derin duygularına hitap eden bir eser olmuş . Kitabı okurken Suphi’ye sinirlenmeden duramadım ve o karakterin acı çekmesi oldukça hoşuma gitti ama keşke sonunda Zehra amacına ulaşabilseydi o şekilde mutlu olarak bitirecektim yine de güzeldi tavsiye ederim.
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,3bin okunma
8/10
·129 syf.··
2024 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2024 20:07
Ölüm dolu bir son mübarek... Suphi dışında neredeyse herkesin öldüğünü görmek (neredeyse değil basbayağı herkesin öldüğünü görmek) cidden şok etti beni. En azından Zehra'nın ölmemesini beklerdim. Her neyse... Kitaptan çok yazarın dilini eleştirmek istediğim bir eser oldu. Suphi'nin Zehra'yı bırakıp Sırrıcemal'e gitmesi, Sırrıcemal'i bırakıp Ürani'ye gitmesi çok normalmiş gibi nedense kötü sözleri hep kadın işitti bu kitapta. Yok "kahpe" yok bilmem ne... Umarım yanlış okumuşumdur da bu sözleri yiyen aslında Suphi olmuştur fakat cidden sinirden kitabı fırlatacaktım kadına edilen hakaretleri ve küçümsemeleri gördükçe... Tekrardan her neyse... Beklediğim gibi bir kitap değildi. Olay her ne kadar Zehra'nın intikamı üzerine de dönse kitap ortalarından sonra sadece intikamın gerçekleşmesinin işlenmesi kitabın adının neden "Zehra" olduğunu sorgulattı. Kitap 9/10 Nabizade Nazım 1/10
1000Kitap
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,3bin okunma
Zehra
Puan vermedi·129 syf.··
2024 36. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2024 16:00
Gereksiz kıskançlıkların nelere yol açabileceğini biraz da abartılı bir şekilde okuduğumuz bir kurguydu. Okurken sinirlerim o kadar bozuldu ki, bütün karakterler ayrı ayrı beni rahatsız etsede en çok sanırım Zehra’ya kızdım. Belki de onun gereksiz kuruntuları olmasaydı, bu trajedilerin hiçbiri yaşanmazdı bile. Bir ilişkinin güven üzerine kurulmasının önemini, aslında hayatta başımıza ne gelirse gelsin geçmişi geride bırakabilmenin önemini anlatan bir eserdi.
Edebiyat
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,3bin okunma
aç gözlü erkeklerin ve kıskançlığın hazin sonu…
Puan vermedi·152 syf.··
2024 20. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2024 13:52
Zehra Lise 1 itibari ile sürekli ismini duyduğumuz istemeden de olsa kulağımıza ismi mutlaka gelmiş bir kitap. 1894 yılında yayınlanan edebiyatımızda ilk naturalist ve tezli romandır. Aynı zamanda ilk psikolojik roman denemesi olarak da geçmektedir. Aslında kitap direkt “kıskançlık” konusu etrafında dönen tüm karakterlerin bu duyguyla hareket ederek hüsrana uğradığı bir olay örgüsünden ibaret. Entrikalı yapıya sahip bir toplum olduğumuz için tam bizim frekansta, komşundan bir hikaye dinliyormuşsun havası uyandıran öyle bir karakter cezasını bulsun diye 500l sayfa beklemediğimiz kısa akıcı bir kitap. TuTu ZehraZehra Nabizade NazımNabizade Nazım
Edebiyat
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,3bin okunma
Puan vermedi·129 syf.··
2024 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2024 13:13
Kitabın konusu gayet dikkat çekici ama üslup konusunda hikayenin bütünlüğünü okur gözünde bozan bir kaç eksikliği var. İlk olarak kitabın genelinde olmadığı halde iki yerde ayrıntılı betimleme var. Ondan sonra zaman atlamalarını geç farkediyoruz ve bu okurda kafa karışıklığına neden oluyor. Son olarak hikayedeki vurucu durum ve olayların üstünde yeterince durulmamış, bu noktalarda yazar karakterlerin psikilojik betimlemeleri layığıyla yapsaydı eser daha muazzam olurdu.
Türk Edebiyatı
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,3bin okunma
kıskançlık ve intikam
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2025 21:34
Zehra, Nabizade Nâzım. "Türk Edebiyatı'nın ilk natüralist romanı." Nabizade Nâzım çok genç yaşta hayatını kaybetmiş değerli bir yazar. Bu kısa ömrüne çeşitli eserler, yazılar da sığdırmış. Zehra da bunlardan biri, hatta en önemlilerinden biri. Zehra baş karakter çok kıskanç, hırçın bir mizaca sahip. Sürekli kıskançlık nöbetleriyle hem kendini hem de etrafındakileri yoran biri. Suphi'yle evlendiğinde de Suphi'yi devamlı ne yaptığını gözetler, kendisini aldattığını düşünür, günlerini sürekli kuruntularla geçirir. İçeriğe dair ipucu vermek istemiyorum. Olaylar gayet akıcı. Devamında ne olduğunu merak ederek okuyorsunuz. Ben daha çok her insanda mevcut olan "kıskançlık" , "intikam alma isteği" konuları hakkında yazmak istiyorum. Zira Zehra'daki bu kıskançlık ve intikam alma isteği baya uç noktalara varıyor. Sonlara doğru bu kıskançlık sadece Zehra da kalmakla kalmıyor, adeta veba gibi diğer karakterlere de bulaşıyor. Zehra'nın yaydığı virüsün izlerini hepsinde teker teker görüyorsunuz. Yazar böylece insanın karanlık tarafını gözler önüne daha iyi sermiş oluyor. Kitabı merakla okumamızda kendimizden bir şeyler bulmamız da etkilidir diye düşünüyorum çünkü. Zehra bu yaptığı derin entrikalarla dolu intikamındaki devam etme motivasyonunu ara ara kendine hatırlatıyor, "Bunu niye hâlâ sürdürüyorum?" Sonra ekliyor, "Çünkü onu hâlâ seviyorum." "Bana tekrar pişman olup gelmesini istiyorum." şeklinde düşüncelerle dolu bir kafa yapısı mevcut. Peki, böyle aşırı bir kıskançlıkla, intikam alma isteğiyle bir insanı sevmek gerçekten sahici bir duygu mudur? O kıskançlık dozu ne kadar fazlaysa sevgimiz de o kadar yoğun mudur? Yoksa bu kıskançlık, artık hesabını aşmış, hayat amacı haline mi gelmiş? Tek tek karakterlere değinersek olmaz. Çünkü Nabizade Nâzım her bir karakterin üzerinde
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,3bin okunma
Kıskançlık ve sadakatsizlik
Puan vermedi·152 syf.··
2024 10. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2024 15:57
Konusu dikkat çekici aşk, sadakatsizlik, kıskançlıklık ve intikam bu konuları çok iyi anlatılmış. Betimleme güzel karakterlerin iç dünyasını psikolojik aşırı iyi analiz yapmış bir yazar. Tanzimat dönemi ara dönemi yazarı olmasına rağmen çok iyi yazmış natüralist bir eser. Dönemin kadın - erkek ilişki , toplum yapısını okuyucuya güzel bir şekilde aktarılmıştır.
Edebiyat
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,3bin okunma
Zehra - Kitap Yorumu
8/10
·152 syf.·
2024 17. kitabı
Kitabın konusu; Zehra, bir hırs ve intikam romanıdır. Zengin bir tüccarın kızı olan Zehra, öksüz büyümüştür ve aşırı kıskançtır. Babasının kâtibi Suphi'yle evlidir. İlk zamanlar karısına âşık olan Suphi bir süre sonra gönlünü güzeller güzeli Sırrıcemal'e kaptırır. Zehra'nın intikam hırsı katlanarak artar. Sırrıcemal ise hamiledir ve görünüşe göre Suphi Bey ile ayrılması olanaksızdır. Suphi Sırrıcemal'le yaşamaya başlar. Zehra çeşitli yöntemler dener ama en nihayetinde çerçi bir kadınla anlaşarak Ürani adında bir kadını kocasına musallat eder. Ürani çeşitli cilveler ve kıskandırmalar ile  kendisine bağlar. Bunun üzerine Suphi dükkan işlerini Muhsin'e emanet eder ve Ürani'nin yanına taşınır. Suphi'ye karşı bir şeyler hissetmeyen Ürani Suphi'nin tüm malını sömürür. Suphi günlerini Ürani'nin yanında geçirirken Sırrıcemal onun yokluğuna dayanıp intihar eder. Zehra'nın intikam ateşi bu sayede daha da körüklenir. Suphi'nin ise Ürani'ye takıntısı günden güne artar. Zamanla parası biter. Bu sefer ise Suphi elindeki malları çıkarmaya başlar. Zehra ise Suphi'nin gelir akışını kesmek için Muhsin'le evlenir. Günden güne Suphi'nin parası biter. Parası bitince Ürani Suphi'yi evden kovar. Aradan zaman geçer Suphi serseriye dönüşür ve bu sefer takıntılı aşık olduğu Ürani'nin başka biriyle görmeye dayanamaz ve bir komplo ile hem Ürani'yi hem de yanındaki adamı öldürür. Polisler tarafından tutuklanır ama delil yetersizliğinden dolayı beraat eder. Lakin böyle bir serserinin sıkıntılı olduğundan kaynakıklı Trablusgarp'a sürgün edilir. Bu olaylar olurken Suphi'nin annesi Zehra evlendikten sonra ele güne muhtaç olur ve dilenci şekilde ölür. Muhsin evliliklerinden sonra ölür. Muhsin-Zehra evliliğinde Zehra Muhsin'le evlilik amacı aşk değilde intikam arzusudur. Zehra ne kadar intikam istese
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,3bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2024 2. kitabı
Bir kadının duygularının öngörüsü ve aynı zamanda duygusallığının gücünü Zehra karakteri üzerinden anlatılan mükemmel bir eserdir. Kıskançlık farkında olmasak ta Zehra gibi bizleri yiyip bitirmekte hepimiz aslında birer Zehra'yı temsil eden ama onun gibi olduğunu kabul etmeyen ve bilinçdışımızda Zehra olduğumuzu hissettiren bir kitaptı. Kıskançlığın kontrolden çıktığından kendisine kadar yiyip bitiren bir hastalık olduğunu bizlere gösterdi.
Edebiyat
ZehraNabizade Nazım · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202215,3bin okunma

Yazar Hakkında

Nabizade NazımYazar · 12 kitap
Nabizâde Nâzım (d. 1862 (?) - ö. 6 Ağustos 1893) Tanzimat dönemi Osmanlı-Türk yazarıdır. Şiir, anı, hikaye, roman türlerinde ve bilimsel konularda eserler veren Nabizade Nazım, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olarak kabul edilen Karabibik'in ve Türk edebiyatındaki ilk psikolojik roman denemesi olan Zehra'nın yazarıdır. Nabizâde Nâzım 1862 yılında İstanbul'da, Nişantaşı'nda dünyaya geldi. Tam adı Ahmet Nazım idi. Babası Nabi Efendi'yi ve annesini genç yaşta kaybetti. Ninesi tarafından büyütüldü. 'Yadigarlarım' adlı yapıtında anlattığı anılarından öğrenildiğine göre mutsuz bir çocukluk geçirdi. İlköğrenimini Tophane Mahalle Mektebi'nde tamamladıktan sonra önce Fevziye Rüştiyesi'nde sonra Beşiktaş Askeri Rüştiyesi'nde öğrenim gördü. Okulun İdadi (lise) bölümünü de bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Mühendishane-i Berri-i Hümayun (Kara Askeri Mühendis Okulu)'da yaptı. 1884'te topçu mülazım-ı sanisi (topçu üsteğmen) olarak mezun oldu. Öğrenimine Mekteb-i Harbiye-i Şahane (Genel Kurmay Okulu)'da devam etti. İlk yazısını henüz öğrenci olduğu 1880 yılında Vakit Gazetesi’nde A.Nazım imzasıyla yayımlandı. Bu yazı, “Esaret” başlıklı bir denemedir. Öğrencilik ve askerlik yaşamının devam ettiği 1880-1890 yıllarını aynı zamanda çok verimli bir yazım adamı olarak geçirdi. Çok başarılı bir öğrenci olan Nabizade Nazım, 1886'da Erkan-ı Harbiye (genelkurmay) yüzbaşısı olarak mezun olduktan sonra kendi okulunda askeri öğretmenlik yaptı; yüksek cebir, istihkam ve topoğrafya dersleri verdi. Keşif ve araştırma yapmak üzere iki yıl Suriye'de görev yaptı. 1890'da İstanbul'a döndü. O yıl, ilk Türkçe gerçekçi köy romanı olan Karabibik adlı eserini yayımladı. 1891'de çıkmaya başlayan ve o günlerde bir bilim dergisi niteliği taşıyan Servet-i Fünun Dergisinin ilk yazarlarından birisi oldu. İstanbul'a dönüşünden bir süre sonra sevdiği kızla evlendi ancak mutlu bir evlilik yaşamı olmadı. Evlendikten kısa bir süre sonra kemik veremi hastalığına yakalandı. Haydarpaşa Hastanesi'nde iki yıl kadar tedavi gördü ama iyileşemedi; 6 Ağustos 1893'te öldü ve Üsküdar'da Miskinler Tekkesi yakınındaki mezarlıkta toprağa verildi. Edebî hayatı Nabizade Nazım, daha çok romantizm etkiler taşıyan şiirlerini bilimsel konuları işleyen makalelerini, öykülerini Hazine-i Evrak, Mir'at-i Aem , Rehber-i Fünun, Afak, Berk, Manzara gibi dergilerle Tercüman-ı Hakikat, Servet, Mürüvvet gibi gazetelerde yayımlamıştır. Şiirlerinde ölüm, tabiat, tanrı gibi temleri işledi. Şiirde çok başarılı olduğu söylenemez. Zaten kendisi de bunlara "Heves Ettim" adını vermiştir. 1890 yılında yayımlanan 'Karabibik' adlı uzun hikâye denilebilecek romanı, edebiyatımızda ilk köy romanı olma özelliğini taşır, kendisinin 'hakikiyyun' dediği realist bir eserdir. 'Zehra' (1896) romanı ise bir psikolojik roman denemesidir. Bu romanda Şehzadebaşı tiyatrolarının tulumbacı kahvelerini, kadın kavgalarını gerçekçi bir görüşle aktarmıştır. Eser, bir psikolojik roman kabul edilmez ama Türk edebiyatında psikoloji öğelerinin kullanıldığı ilk roman kabul edilir.