Ve yalnız geziyordum ben, neye açlık duyuyordu ruhum gecelerde ve yanlış patikalarda? Ve çıktım dağlara, seni değilse kimi arıyordum ki her defasında dağlarda?
Ey kar sakallı suskun kışın göğü! Ey üstümdeki yuvarlak gözlü Akbaş! Ey ruhumun ve irademin göksel işareti! Altın yutmuş birisi gibi ruhumu açmasınlar diye gizlenmeye mecbur değil miyim? Bütün bu etrafımdaki kıskançlar ve muzdaripler uzun bacaklarımı görsünler diye tahta ayaklık taşımamalı mıyım?