Beni seviyorsunuz değil mi? Oh! Bunu inkâra gerek yok. Sizi sevdiğime emin olduğum kadar ben buna da eminim. Hem de şiddetle seviyorsunuz! Bunu da anlıyorum. Fakat bu aşkın sonucundan korkarak benden daima uzaklaşmak istiyorsunuz, çünkü sevginize benden karşılık göremeyeceğinizden korkuyorsunuz. Bu sevdanın yanlışlığından ürküyorsunuz. İşte... İşte bu noktada aldanıyorsunuz. Çünkü sizi seviyorum. Sevginizin layık olduğu derecede, belki ondan fazla seviyorum.
Küçücük fidanın sol tarafında bir tepecik, taze toprak yığıntısı, başucuna dikilmiş bir tahta parçası. Hayatın hakikati bundan mı ibaretti! O aziz varlığın dünyaya gelip gittiğine şimdi şu tahta parçası mı tanıklık edecekti?