Hayatın anlamını bulmak, dünyanın güzelliğini gark edebilmekteki hünerimize bağlıdır biraz.
Güzellik karşısında hayret ve neşe duymak, bir çiçek ilk kez o yün açıyormuşçasına ve bir yaprak ilk kez o gün kızarıp renk değiştiriyormuşçasına hayret nazarıyla bakabilmektir tabiata.
Istıraba ve ölüme karşı uyuşmuş, acıyı ve ölümü hayattan kovmak isteyen, kutsalın günlük hayatta eksikliğine çoktan alışmış olan insan, sadece canını çok acıtan bir ölümle, en sevdiklerinin ölümüyle anlar bir uçurumun kenarı sıra yürüdüğünü.
İnsan, ıstırabı nasıl hissedeceğini ve başkalarının ıstırabı karşısında ne hissedeceğini bilemediği bir uyuşma halinde.
Kurtuluş ise kalbe teslimiyette.