Ruh sağlığının en önemli bileşenlerinden birisi,insanın kendisine acımayı karakterinin asli unsuru yapmaması ve sahip oldukları için şükran duyabilmesidir.
Acımak; içinde bir horgörü, bir kibir, bir lütufkârlık barındırır. Başkasına açıldığımızda kendimizi bir üst konuma yerleştirmiş oluruz.
Kendine acımak ise insanın nefsine yapacağı en büyük kötülüklerden bir tanesi. İnsan, yaralarını teşhir etmek için kurban kimliğine bürünmekle en çok kendisini kandırır.
İnsanlar görürsünüz, kolaylıkla telaşa kapılır, ters
giden ufacık bir şeyden büyük sonuçlara varır ve hayatı bir yazıklanma hali olarak yaşar
İnsanlar görürsünüz, terslikler karşısında ümitsizliğe düşmez, zorlukları aşabileceklerine inanır ve hayata daha olumlu bakar. Hayata bakma biçimimiz, olayları ve insanları nasıl gördüğümüz, hayatta nasıl bir seyir izleyeceğimizin rotasını da çizebilir.
Basın, kötülüğü abartarak sadece kötülükten ibaret bir dünyayı gözümüze sokuyor. Oysa merhamet ve rikkatin hüküm sürdüğü, sevginin varlığı ışıklandırdığı bir dünya da var.