Bizim esas itibarıyla ilticaımız ve talebimiz, ruhumuzun sükunete, huzura, muhabbeti olan ihtiyacıdır. Kalp ve ruh onu arar. Diğer nimetler ancak bu huzur olduğunda anlamlı hale gelir. Evlat da böyle, mal da ilim de hikmet de.
Biz çoğu zaman dünyadan aldıklarımızla bir şey olduğumuzu zannediyoruz. Halbuki dünyaya verdiklerimizle bir şey oluyoruz. Verdiğimiz ilimle, yaptığımız yardımla, bir başkasının elinden tutmakla.