Sudan korkan birinin kendini sudan, yükseklik korkusu olan birinin kendini yüksek yerden uzak tutuşu gibi, nevroza yatkın kişinin de bir başarısızlıkla yüz yüze gelmekten kendini koruyacak uzaklığı sağlaması gerekir.
Istırap, suçluluk ve ölüm.Victor Frankl ,bunlara "trajik üçlü" diyor .Her insan hayatının bir döneminde ıstırap, suçluluk ve ölümle yüzleşir .Onlar tarafından sınanır.Onlarla nasıl yüzleştiğimiz ,bu karşılaşmadan ne tür bir anlam devşirdiğimizi de belirler.Istırabını bir anlam üzere yaşayanların hayatında trajedilerden zaferler tomurcuklanır.
Zaman daralıyor.İyi şeyleri yapmak için acele etmeli.Kendi ömrümüzü ve sevdiklerimizin ömrünü güzelleştirmek için yarışmalı.Bir fidan dikmeli.Kuruyan bir ağaca su vermeli .Ânın evlatları olmalı.İnsanlara tebessüm etmeli.Güzellik ve iyiliği dile getirmeli,olmuyorsa susmalı.Ölüme ,o "küçük kıyamete" hazırlanmalı.
Saatlerini doğanın ve iç dünyalarının çevrimine ayarlayanlar , güneşi ve gökyüzünü görebilenler, hayatı uzun bir şimdi veya yekpare , geniş bir an olarak yasayabilenler , "içime çektiğim hava değil gökyüzüdür" diyebilenler , eve mutlu dönüyor.
Hız uyuşturuyor. Artık her yerde ve hiçbir yerdeyiz. Aslında bütün varlığımızla bir yerde değiliz, parça parça orada ve buradayız. Anlaşmak için zaman gerekir, zaman ve mekan . Konuşmanın yanında susmak da gerekir, birbirinin söylediğine dikkat kesebilmek, kalbini dostunun kalbine yaklaştırmak gerekir.