Bir bakıma şöyle de denebilirdi, bayi raflarındaki gazetelerin baş sayfaları toplumun Bj. Hansen'den yüz çevirdiğini açıkça gösteriyordu, savaşın galipleri dünyanın nasıl bir yer olduğuna dair kendi ebedi ve evrensel fikirlerini her gün ve günün her anında yeniden üretirlerken, geçmişte kalmış, bir ayağı çukurda bir adam olan Bj. Hansen hayat dolu ve faaliyet halindeki insanlar tarafından hakir görülmüş ve kendi ölüm tasavvurlarıyla baş başa bırakılmıştı.
"Akıl etse bari," diye mırıldandı kendi kendine. Yutkundu, sustu.
"Ne diyordunuz?" dedi genç adam. "Anlatın n'olur. Kadınların konuşmalarında bu özellik çok ilgimi çeker. O anlaşılmaz geçişler, bağlantısız sanılan, yaşamın özüne birdenbire inen saptamalar. Bence kadınları en ağır koşullarda bile dayanıklı kılan bu konuşma biçimidir, yere sağlam basan bu dildir."