Öte yandan müzelerin taşacak düzeyde dolu olması yüzünden nesneleri korumak gittikçe artan bir soruna dönüşüyor. Örneğin, Mısır'da arkeologlar müze mahzenleri ya da depoları yerine toprak ananın kucağına bırakılmaları halinde, nesnelerin gelecek kuşakların bakması açısından daha iyi durumda ve daha uzun süre kalacakları bilgisiyle, çıkardıkları nesneleri yeniden gömmeye dahi yönelmiş bulunuyorlar.
Belki kaypak ve palavracı Scliemann dışında, bu öncülerin çoğu için arkeoloji artık bir hazine avı değil, bir bilgi arayışı ve belirli sorulara cevap bulmanın aracıydı.
"Belki bu düşlerden ötürü kimilerimiz evini terk etti ve garson, seyyar satıcı, kitapçı ya da postacı oldular. (...) Yaşamı ve dünyayı değiştirmek istemelerine karşın hepsi de birer meslek edindi: Tüccar, asker, polis, iktisatçı, danışman, elçi ve noter oldular."
Eklemeye gerek var mı! Belki de yazar oldular.
Sorunlar dağ gibi yığılıydı ve henüz hiçbiri çözülmüş değildi. Yine de, öncelikle kendi seçtiği yoldaki günlük yaşantıyı kendi ayaklarıyla yürümek şu anki Rintaro'nun birincil göreviydi.