Hepimiz her şeyin harika olmasını isteriz. Her kadın geniş etekli elbiseler giymiş bir halde sonsuz yeşil ve şehvetli ormanın içine atını sürmek ister. Tüm insanlar cenneti erkenden daha dünyadayken bulmak ister. Sorun şudur ki ego kendini mükemmel hissetmek ister ama bu şiddetli cennet arzusu safdillikle birleştiğinde bizi doyuramamanın ötesinde, yok edicinin yiyeceği haline de getirir.
Şu anda yapabileceğim tek şey sonuna kadar aklımı başıma toplamak. Hayatta hep, her işi birden yapmak istedim, üstelik çoğunlukla beyhude amaçlar uğruna. Bu bir hataydı. Şimdi bir yıllık davadan hiçbir şey öğrenemediğini mi göstermeyelim? Her şeyden habersiz bir salak gibi göçüp gitmeli miyim? Başlangıçta davayı bitirmek istediğimi sonra da yeniden başlatmaya çalıştığımı mı söyletmeyelim ardımdan?