Yürüdüm de yürüdüm, yürürken de bizim Phoebe'nin Cumartesileri benim gibi müzeye gidişini düşündüm. Benim gördüğüm bütün o zımbırtıları aynı biçimde onun da göreceğini, ama her görüşünde onun da değişmiş olacağını düşündüm.
“Hayatını değiştirmeyi düşünmeyen, giderek daha az şeye razı olan, hiçbir şeye itiraz etmeyen biri... işten eve, evden işe yani. Bir gün kendime niye yaşadım ki bunca yılı diye sormaktan korkuyorum.”