Kardesler birbirine kalleslik etmez!!
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 10:24
Herkese selam. Uzun zaman sonra inceleme yaziyorum ve acik konusayim: bunun en iyisi olmasini istiyorum. Cunku bu serinin bende yeri gercekten cok ayri. Daha yayinevi degismeden, Ovguyu kimse tanimazken baslamistim okumaya. Hic beklentim yoktu. Hatta iyi olacagini bile dusunmuyordum; sadece “korsan kurgusu” diye bir hevesle actim kitabi… ve buyuk ters kose yedim. Ilk kitap hala favorimdir. Sonra Ovguyu sosyal medyada gormeye basladik, kendisinin asiri tatli biri oldugunu fark ettik falan ama neyse ben kitaba doneyim. Bu kitap bir final ve ben gercekten sunu hissettim: Sanki bir sey buyudu ve bitti. Kitap bitince duvara bos bos baktim, abartmiyorum. Karakterlerden bahsetmezsem olmaz. Lunu… Ilk kitaptan beri favorimdi. Yasama arzusu, cesareti ve durusu… belki de biraz kendime benzettigim icin bu kadar baglandim, bilmiyorum. Bu kitapta duygularini o kadar net hissettim ki. Gercekten mutlulugu sonuna kadar hak ediyordu. Hodbin… Ilk kitapta birbirlerinden nefret eden iki karakterin bu noktaya gelmesi… Iste bu gelisim. En kurnazlardan biriydi ama bu kitapta Lunuyla birlikte sefkati ve sevgiyi de ogrendi. Bu degisimi izlemek cok guzeldi. Beau… benim masum, uzumlu kekim. (Sokak Nobetcileri okuyanlar ne demek istedigimi anlar bir Bartu hissi var.) Evet, hatalar yapti ama kim yapmaz ki? Zaten cogu karakterin ortak noktasi kabul edilme arzusu. Ben Beau’ya hic kizamadim, hatta bastan beri affetmistim. Sonu biliyordum (spoiler yemistim maalesef…) ama hazirliksiz yakalansaydim beni nasil parcalayacagini dusunmek bile istemiyorum. Bu beslinin eksik olmasi fikrini hala reddediyorum. Dante… basta hic isinamadim. Fazla soguktu benim icin. Ama bu kitapta biraz daha yaklastik. Yine de mesafemiz var ama sunu soyleyebilirim: sen de en iyisini hak ediyorsun. Arm… Ah Arm. Ilk
Hainin Mührü 3Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 202664 okunma
9/10
·720 syf.··
2024 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2024 00:00
Bir sokak, bir ekip ve birbirine düğümlenmiş hayatlar... Ve tabii ki Bartu Sarca... Kitabı okurken kalbimin en orta yerine kurulan o isim. Bartu'nun o sert görünümlü duvarlarının arkasındaki sadakati, ekibi için her şeyi göze alışı ve kendine has o hırçın ama dürüst tavrı beni benden aldı. Onun olduğu her sahnede kitabın enerjisi benim için bambaşka bir boyuta taşındı. Onu sadece bir karakter olarak değil, sanki gerçekten tanıdığım, koruyup kollamak istediğim biri gibi benimsedim. "Nöbetçi" olmanın ağırlığını en çok onun omuzlarında hissettim sanırım. Veya "Yankının" Eğer ruhunuza dokunacak, sizi hem ağlatıp hem de o ekibin bir parçasıymış gibi hissettirecek bir hikaye arıyorsanız, bu sokaklara mutlaka uğramalısınız. Çünkü bazen en karanlık sokaklar, en aydınlık bağların kurulduğu yerlerdir. Siz de benim gibi Bartu'nun o asiliğine hayran kalanlardan mısınız? Yorumlarda buluşalım, bu ekibi konuşmaya çok ihtiyacım var!
1000Kitap
Sokak NöbetçileriAslı Arslan · İndigo Kitap · 202116bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·432 syf.··
2026 100. kitabı
Aslı Arslan’ın kaleme aldığı Sokak Nöbetçileri serisinin dördüncü kitabı, sadece bir devam hikayesi değil, aynı zamanda karakterlerin ruhsal derinliklerinde kaybolduğum sarsıcı bir yolculuk gibiydi. Okurken hissettiğim o yoğun melankoli ve her bir karakterin sırtındaki yükün ağırlığı, sayfalar ilerledikçe benim de omuzlarıma bindi. Sokak Nöbetçileri’nin birbirlerine olan sarsılmaz ama bir o kadar da yaralı bağlılıkları, bu kitapta daha karanlık ve gerçekçi bir boyuta taşınmış. Helin’in içsel çatışmalarını ve kendini bulma çabasını izlerken bazen nefesimin kesildiğini, bazen de onunla birlikte bir çıkış yolu aradığımı fark ettim. Yazarın betimlemeleri o kadar güçlü ki, o soğuk sokakların kokusunu ve karakterlerin sustuğu anlardaki o ağır sessizliği iliklerime kadar hissettim. Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, "aile" kavramının kan bağıyla değil, paylaşılan acılar ve korunan sırlar üzerine nasıl inşa edildiğinin bir kez daha kanıtlanması oldu. Işık, Koza, Bartu, Lâl ve Mutlu’nun her birinin kendi iç dünyasındaki o kırılgan noktaları görmek, onlara olan empatimi derinleştirdi. Olay örgüsü o kadar sürükleyiciydi ki, bir sonraki hamleyi tahmin etmeye çalışırken kendimi bir satranç tahtasında gibi hissettim; ancak her seferinde duygusal bir ters köşe ile karşılaştım. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim o boşluk ve aynı zamanda doluluk hissi, hikayenin kalbime ne kadar dokunduğunun en büyük kanıtıydı. Bu, sadece bir hayatta kalma mücadelesi değil, aynı zamanda ruhun en karanlık dehlizlerinden gün ışığına çıkma çabasıydı ve ben bu yolculuğun her anında onlarla birlikte olduğumu hissettim.
Sokak Nöbetçileri 4Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20233,435 okunma
Sokak Nöbetçileri 4
10/10
·432 syf.··
2026 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 02:49
“çünkü beni ölmekten vazgeçiren, bir başkası için bütün kalbimle ölebileceğimi hissetmemdi.” Bu kitap insana umudun ne kadar eşsiz ve vazgeçilmez bir şey olduğunu gösteriyor. Tamamen hissedilerek yazılmış bir kitap olduğuna emin oluyorsunuz çünkü okurken siz de hissediyorsunuz. Sokak nöbetçileri serisi genel olarak hislerin kitapları zaten ama bu final kitabında daha çok hissettim. Diğer kitaplara kıyasla aksiyon, macera çok daha azdı, daha monoton ilerliyordu ama ben bu tarz kitapları okumayı sevdiğim için çok sıkılmadım. Olaysız, betimlemelerle dolu, duygularla yüklü kitaplar okumayı sevmiyorsanız bu kitabı sevmeyebilirsiniz. İncelememin bundan sonraki kısmında spoiler olacak bilmenizi isterim. Karakterlerle ilgili düşüncelerimden başlayacağım. Saye ve Umut, onları ayrı düşünmek bundan sonra imkansız. Evlendiler, kızları oldu ve artık büyüdüler. Tüm korkularına, zorluklara, engellere rağmen aşktan vazgeçmeyen 2 karakter. Aşka olan umudu yeniliyorsunuz. Zeynep’in artık konuşuyor olması mucizelere daima inanmamız gerektiğini gösteriyor. Ve onun da çocuk olduğunu düşünebilen, çocuk düşüncesiyle onunla empati kurabilen herkes ona az da olsa hak verecektir. Fırat, onun için belki de hiçbir zaman mucizeler gerçekleşmeyecek ama o buna inanmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyecek. Hikayenin güler yüzü, hayatta hala mutlu insanların olabileceğine dair olan umudu yeniliyorsun. Poyraz, sonunda anne Helin’in onu sevdiğini bilerek yaşayacak. Bazı şeylere cesaret edemese de bazı şeylerden derin pişmanlıklar duysa da o aslında hala bir çocuk. Çok güzel bir abi ve dayı. Kardeşine ve kendine yaşatılanlara inat dayısı olarak Yağmur Ekim’e, miniğine gerekirse mucizeleri yaşatacak. Bartu, tüm kandırılışlarına rağmen saf olmayı başarabilen, adıyla tezat
1000Kitap
Sokak Nöbetçileri 4Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20233,435 okunma
9/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 18:01
Herkese merhaba! Bartu Bölükbaşı, Türk Mitolojisi Atlası ile radarıma giren ve o zamandan beri takip ettiğim biri. Eğer ki daha önce bu esere denk gelmediyseniz, mutlaka bir göz atmanızı öneririm. Gelelim Gesar'a! Yokbol başlamış, Zümrüt Orda Kağanı Gesar bir çözüm arayışına girmiştir. Türk mitolojisinden beslenen bir bilimkurgu çizgi roman bu. Her bir sayfası dolu dolu, yoğun çizimlerle bezenmiş. Her biri ayrı ayrı detaylarla dolu muhteşem çizimler bunlar. Çok iyi bir fikir, geçmişi gelecekle birleştirmek. Hikayeye gelecek olursak... İzleğin daha net okunabilmesini dilerdim açıkçası. Bence bu yoğunlukta çizimlerin olduğu bir anlatıda biraz daha net ilerleyen bir hikaye aktarımı da olmalıydı. İkinci cilt için merak yarattı mı yarattı; ama yine de... İkinci cildin baskısını denk düşürünce alacağım. Bakalım devamından neler gelecek? Çizgi roman severlere tavsiyemdir. Kitaplarla kalın!
Edebiyat
Gesar: Yokbol BaşlıyorBartu Bölükbaşı · Presstij Kitap Yayınları · 2020115 okunma
Puan vermedi
Kitabı okurken, "aile" kavramının sadece kan bağıyla değil, paylaşılan acılar ve yeminlerle nasıl yeniden inşa edildiğini gördüm. Helin’in o yabancı eve, o birbirine sıkı sıkıya bağlı beş adamın arasına ilk adım atışını ben de onunla birlikte yaşadım. Her bir nöbetçinin—Işık, Koza, Mutlu, Bartu ve tabii ki Yankı—kendi iç dünyasındaki o karanlık labirentlerde kaybolurken, aslında birbirlerinin feneri olduklarını fark etmek beni derinden etkilediBenim için Yankı Sarca, sadece bir lider değil; kontrolü elinde tutmaya çalışan ama kalbindeki sızıları gizlemekte zorlanan çok derin bir karakterdi. Onun sessiz korumacılığı, Helin’e olan o karmaşık ve bir o kadar da sarsılmaz yaklaşımı sayfaları çevirirken nefesimi kesti. Yankı’nın "adalet" anlayışı ile vicdanı arasındaki o ince çizgide yürüyüşünü izlemek büyüleyiciydi.Helin’in zihnindeki o karmaşa, geçmişin peşini bırakmayan gölgeleri ve her şeye rağmen ayakta kalma savaşı beni karakterle bütünleştirdi. Sokak Nöbetçileri’nin her birinin farklı bir "yarayı" temsil etmesi, kitabı sadece bir macera değil, bir iyileşme (ve bazen birlikte mahvolma) öyküsü haline getirdi. O evin içindeki o meşhur masa başında geçen sahnelerde, ben de kendimi o masanın bir ucunda otururken hayal ettim.Bu kitabı bitirdiğimde zihnimde yankılanan en güçlü düşünce şuydu: "Bazen birine 'seni seviyorum' demek yerine, 'senin için nöbet tutacağım' demek çok daha değerlidir." Aslı Arslan’ın o şiirsel ama bir o kadar da sert anlatımı, sokakların soğuğunu ve kalplerin sıcağını aynı anda hissettirdi bana.
Sokak NöbetçileriAslı Arslan · İndigo Kitap · 202116bin okunma