Shourlau'nun kurgu karakteri dedektif Georg Dengler serisinin ikinci kitabı. İlk kitap, Dengler'in polis teşkilatından ayrılıp Stuttgart'a taşınarak kendisine bir dedektif bürosu açması ile başlıyordu. Bu kitapta 6 yıl sonrasına gidiyoruz. Dengler, dedektif olarak hayatını kazanmaya devam etmekte. Bir gün emniyet teşkilatının başkanı ondan 30 yıl önce yaşanan bir olayın dosyalarını incelemesini ister. Görevi sadece incelemek ve izlenimlerini rapor etmek olacaktır.
Kitabın en ilgi çekici tarafı da bu zaten. Kurgu karakterimiz Almanya'da gerçekten yaşanmış bir trajedinin peşindeki gerçeğin izini sürer.
Almanya'da 1980 yılında geleneksel ekim festivalinde bir bomba patlar. Soğuk savaşın devam ettiği yıllardan bahsediyoruz. Dolayısıyla ilk üzerinden durulan şey, saldırıyı solcuların işlemiş olması olur. Ama kanıtlar çok ama çok farklı bir hikaye anlatır. Tüm Avrupa'ya yayılmış hatta Türkiye'de bile uzun tartışmalara neden olmuş derin devlet mevzusu polisiye bir hikayeye başarıyla yedirilmiş.
Hikayenin heyecanından çalmamak için daha fazlasını anlatmıyorum ama şunu söyleyebilirim ki kurgu ve gerçeği birleştirmede Schorlau ilk kitabın çok daha ötesine geçmiş.