“Altın başaklar şahitliğinde, rüzgârla fısıldaştık… Bir ‘evet’le sığındık birbirimize, gün ışığının ardında.”
Bu çiçeklerde ne böyle Ya gökyüzünden düşen damlalar Veryansın eden başı boş başaklar Ah şu insanlar hep mi? Şikayet eder Durup düşünen az mı? Kendini bulan alem mi? Alem🫶
Reklam
"Toprağın rengi, göğün kızıllığıyla buluştuğunda zaman durur. Rüzgarda fısıldayan başaklar, insana en çok sabretmeyi ve şükretmeyi hatırlatır."
Hayatımız tıpkı bereketli başaklar gibi biçilir, biri var olurken diğeri yok olur.
🌾 yorgun başaklar... “Eğer felsefe, genel olarak, Budizm'in dediği gibi, şeyleri, dünyayı ya da gerçekliği gerçekten oldukları gibi kavramakla derinden ilgileniyorsa ve mistik özne tarafından açılan bilinç derinlikleri şeylerin gerçek doğasını biliyorsa (derinlikler hakikati ifade eder), o zaman mistisizmin oynayacağı belirleyici bir rol vardır. Eğer İbn Arabi ve Sühreverdi'nin iddia ettiği gibi mistisizm belirleyici bir felsefi değere sahipse, o zaman ontoloji ve metafiziğin bu tür deneyimsel bilgiden ayrı olarak var olamayacağı bile söylenebilir. Elbette tefekkür bilincine, ifşa edilen şeyin gerçek varoluş ve varlığın hakikati olduğu teorik olarak kanıtlanamaz. Sorunda burada yatıyor. Kısacası, mistiklerin felsefi konumu, Jaspers'in ifadesiyle, "felsefi bir inanç"tır (philosophi scher Glaube). Bununla birlikte, her felsefenin kendi "felsefi inancı" temelinde kurulduğunu da söylemek gerekir.” Toshihiko Izutsu, Tasavvufun Özü
Pıhtı
rukiyesuna.blogspot.com/2026/05/pihti.html Unutmayacağımı biliyorum. Her şey bütün canlılığıyla karşımda... Unutulmayacak... Üzgünüm. Ama ben bir kır çiçeği değilim! Ben bir insanım... Kanımla, bedenimle, kalbimle. Küskündüm yağmurlara. Hoyrat fırtınalarda sadece Allah'a gülümsedim. Keşke tenhalarda inseydin yanıma... Beni dağ keçileri gibi yalnız bırakmasaydın... Zehirlenmiştim zehirli bir mantarla; keşke yetişseydin! Keşke o çığlıkları atarken ben, sen yanımda olsaydın... Firkat, firkat... Kucağına düştüğüm gün gibi yanımda olsaydın. Göğsüne yaklaştırdığın gün gibi. Ama... Vaveyla!.. Ben neden bu denli çiçeklere aşığım? Çiçekler niçin içimde hiç solmadılar?
Reklam
Reklam