Oysa kelimelerle indi Allah'ın ayetleri... Ve kelimeler de bizzat Allah'ın ayetleri... Tıpkı gökyüzünde yanıp sönen yıldızlar, yağmur yüklü bulutlar, bahara durmuş ağaçlar, bereket tanesi başaklar, denizin ortasında yüzüp giden gemiler gibi... Fikretmenin yapı taşı, köşebaşı kelimeler...
Sevgilim Hayat
Ey şehre başaklar: militan ruhlar ekleyen hayat! Gün turuncu bir hayalet gibi yükseliyorken izmarit toplayan çocukların üstüne çekleri imzalanıyorken devlet katlarında faşizmin bacımı koyvermiyorken şizofreni, yüzüme bak ve rahmini bana doğru tekrarla ben öyle bilirim ki yaşamak berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır
Reklam
İnsan çıtır ekmeği ısırdığında, Kırıklar dolar kucağına, İşte orası umudun tarlasıdır. Ve orada başaklar ağırlaştığında, Sayısız ah dökülürdü toprağa.
Sayfa 18·Kitabı okudu
"O biçare tarlalar ki, üstlerindeki ekinler iki karış yükselmeden sararmış. Boynu bükük başaklar yerin dibinden gelen bir ıstırabı hikâye ediyor."
Sayfa 60 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"...Britanya Kolombiyası'ndaki Shuswaplarda dul kadın ve erkekler, yas süresi boyunca yalnız yaşamak zorundadırlar; ne kendi başlarına, ne de kendi bedenlerine elleriyle dokunabilirler; kullandıkları hiçbir eşyayı ve aleti başkaları kullanamaz. Hiçbir avcı, böyle bir kişinin oturduğu kulübeye yaklaşamaz, çünkü bu ona felaket getirir; yaslı bir kimsenin gölgesi ona vuracak olursa, hemen hastalanır. Yaslı kişiler başaklar üzerinde yatar ve yataklarının etrafını da başaklarla çevirirler.
Sayfa 341
Alıntı
İçi dolunca başını eğen başaklar gibi öğrendikçe egondan da sıyırılacaksın.
Reklam
Reklam