Dün otelde organizasyon yapıyordum, işimi bitirdikten sonra FBM müdürüne yemek nerede yiyebilirim diye sordum "abi senin ekibe kişi başı 1250 liraya yediririm dedi" suratım asıldı.Konuşmayı duyan operasyon müdürü araya girip FBM müdürüne "napıyosun lan sen bu adamın kim olduğunu biliyor musun Geç arka tarafa Rovermate üzerine bin memleket değiştir" dedi.
Boşver be yaşı başı. Yüzündeki çizgileri, Saçındaki beyazı. Kaç bahar daha göreceğiz Meçhul ömürde, Fazla kurcalama hayatı. Gül gülebildiğince, Sev sevebildiğince, Yaşa yaşayabildiğince.... Can Yücel
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Boşver be yaşı başı. Yüzündeki çizgileri, Saçındaki beyazı. Kaç bahar daha göreceğiz Meçhul ömürde, Fazla kurcalama hayatı. Gül gülebildiğince, Sev sevebildiğince, Yaşa yaşayabildiğince... Can Yücel
Yürekli kadınlara selam olsun
Yürekli Bir Kadının Başı,Yüreksiz Bir Erkeğin Omzuna Ağır Gelir.
Hayalini kuracağı anları, tadacağı hisleri tükettiğini sandığı anlarda insan; başı eğik, kördüğümlerini çekiştiriyor.
Mulakkab Osman Çelebi
Meczûbların ulularından Saçlı Mehmet Efendi'nin mürîdi olan Osman Çelebi'nin Aksaray Karakolu bitişiğinde bir kaldırımın üzerinde başı çıplak (ser u pâ birehne) ve üzerinde bir aba, elli yıldan fazla oturduğu rivayet edilir. Bir gün Sultan Murad Han (IV.) oradan geçerken Sultan'a, - "Murad, Tanrı Teala emriyle ananı bana vir." Der. Meczubların bir tür dokunulmazlığa sahip olduğu göz önüne alındığında, bu ağır söze karşın Sultan Murad'ın onu idam ettirmemesi anlaşılabilir bir durumdur. Koçu, Tarihimizde Garip Vakalar, İletişim 1971, s. 125

Mehmet Emin Alperen Kılıç

@toprakvegokyuzu
·
Ünlü İstanbul Ansiklopedisi'ne yazdığı "Deliler" maddesinde, Reşad Ekrem Koçu şunları söylüyor: Azgın, câniyâne tecâvüzleri olmayan delileri İstanbul'lular İslamiyet'in şefkat kaynağından gelen duygunun altında gayetle hoş tutmuş, hatta halkın büyük bir kısmı onların hâlinde ilâhi bir cezbe (ruhun bedenden ayrı olarak heyecana gelmesi) görerek birbirini tutmaz sözlerine, çıkardıkları acayip seslere, nâralara, garip garip tavır ve hareketlerine bir mâna, bir haber, bir gizli işâret diye bakmışlardır. Asırlar boyunca sınırsız mutlakiyet devrinde vezirlerin hayatı bile padişahın iki dudağı arasından çıkan bir emir ile ifnâ (yok) edilirken, deliler padişahlara karşı bile bi-perva (pervasız) konuşmalar yapmışlar ve onlara en küçük bir zarar erişmemiştir...
Sayfa 13 - Tarih Vakfı, 1. Baskı 2006 İstanbul, İSTANBUL'UN MECZUPLARI