hayır, gerçekten ölmedi; çünkü ben yaşayamazdım ölseydi. bunu biliyordu. bu kadar yakınımda olduğunu bilmiyordum ama sen bir yerde var olursan yaşayabilirim ancak demiştim. nasıl olursan ol, var olduğunu bilmek yeter bana demiştim. bunu kavgadan çok önce söylemiştim ama çatışmamızın bir şeyi değiştirmeyeceğini biliyordu.
su, bileklerini geçince mantosunun eteklerini topladı. kalabalıktan kurtulmuş olan görevli, elbisesiyle daha ileri gidemedi. mantonun etekleri önce suyun içinde açıldı, sonra ağırlaşıp battı. “dur!” diye bağırdı uzun bıyıklı genç. “boş ver abi,” dediler. “fazla ileri gitmez.” deniz sığdı; bütün manto suyun içinde kaybolduğu zaman kıyıdan çok uzaklaşmıştı. fazla ileri gitmişti. yanılmışlardı. bıyıklı genç de çok geç kalmıştı. beyaz mantolu adamın, boyunu geçen yere kadar yürüyeceğini aklına getirmemişti.