Geceler sığınağın, ay ile yıldız dert ortağındı. Düşünceye de kement atılmazdı ya!. İyice ağırlaşan başın, rüyalarda buldu huzuru..
Bir Aydın Çığlığı
Syf 331
"Benim hayata bakış felsefem; gururdan, adaletten ve kişiliğimden asla ödün vermemek üzerine kuruludur. Rüzgara göre yön değiştirenlerin, çıkarları için eğilip bükülenlerin çoğaldığı bu dünyada; inatla kendi doğrularının arkasında durabilmek en büyük erdemdir.
Çünkü biliriz ki; geçici kazanımlar için karakterinden bir kez taviz veren, bir daha asla dik yürüyemez. Hayat bir var olma mücadelesiyse eğer, bu mücadele sadece kendi değerlerinle ve başın dik bir şekilde yapıldığında anlamlıdır. Ne fırtınalar koparsa kopsun; özünden, duruşundan ve asaletinden zerre ödün vermeyenlere selam olsun."🙋
By Hakan
Farabinin "Zamanın ters, sohbetin faydasız, herkesin bezgin ve her başın bir ağrı taşıdığını görünce, evime kapanıp haysiyetimi korudum" diye bir sözü var ya işte o zaman tamda bu zaman
ümit dediğin gece sigara dumanının altında bitmiyormuş.
bazen sabahın dokuzunda, otobüste zar zor bulup oturduğun cam kenarında açtığın
sait faik abasıyanık, havada bulut sayfa otuz yedide de,
'o gelmemiştir, onu beklemek ne zor,' diyor.
sonra bir dışarı bakıyorsun, bir önüne, bir yanına.
her şey, herkes her zamanki gibi..
yine otobüs şoförü birdenbire önüne çıkan birine küfür ediyor, amcalar siyaset yüzünden sabah sabah kafa ütülüyorlar ve bunların hepsini duyuyorsun; çünkü kulaklığının bir tanesi bozuk, diğerinde de ahmet aslan türküsünde,
'vuruldum, düştüm yere gidemedim uzağa,' diyor.
sonra tekrar bir dışarı bakıyorsun, bir önüne..
sonra yanına bakacaksın ama başın, önünde baktığın alıntıdan bir türlü kalkmıyor:
'o gelmemiştir, onu beklemek ne zor'
zar zor, ellerin titreyerek gri bir kalemle altını çiziyorsun
ve daha durağın gelmemiş olmasına rağmen otobüsten inip, o sigara dumanının altında kalarak
yürüyorsun.
z.
@ruhsalintiharlar
·
umutsuzluk insanı öldürür.
boşa umut etmek ise süründürür. ölmek bir gün, sürünmekse her gün.
📌 *Avret Yerleri ve Mahremiyet*
👉 *İslâm dini,* insanın şeref ve haysiyetini korumak için *avret ve mahremiyet* hususuna büyük önem vermiştir. Avret yerlerini örtmek, sadece bir edep meselesi değil, Allah Teâlâ’nın emridir.
👉 *Kur’ân-ı Kerîm’de* şöyle buyrulur: _“Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek elbise indirdik...”_ (A‘râf, 7/26)
❗ Mümin erkek ve kadın, Allah Teâlâ’nın *belirlediği ölçüler* içerisinde giyinmeli, avret yerlerini örtmeli ve başkalarının avretine bakmaktan sakınmalıdır.
👉 *Avret* , kişinin kendi cinsine ve karşı cinse göre farklılık gösterir.
🔹 *1.) Erkeklerin Erkeklere Karşı Avreti*
👉 Erkeğin erkeğe karşı avreti, göbek deliğinin altından başlayıp diz kapağının altına kadar olan bölgedir. Göbek deliği avret değil, diz kapağı avrettir.
Bir erkeğin *avret yerlerini açması* haram olduğu gibi, başka bir erkeğin de bu bölgelere bakması haramdır.
❗ Top oynarken, yüzerken, hamamda bulunurken, gezerken veya başka herhangi bir durumda avret yerlerinin açık olması caiz değildir.
🔸 *2.) Erkeklerin Kadınlara Karşı Avreti*
👉 Erkeğin kadınlara karşı avreti de, erkeğin erkeğe karşı avreti gibidir.
Buna göre bir kadın, şehvet bulunmadığı takdirde erkeğin göbek ile diz kapağı arasındaki bölge dışında kalan yerlerine bakabilir. *Ancak şehvet* bulunursa veya şehvetten korkulursa bakması caiz olmaz.
🔹 *3.) Kadınların Erkeklere Karşı Avreti*
👉 Kadının yabancı *(namahrem)* erkeklere karşı avreti, yüzü ve elleri hariç bütün bedenidir. Genç kadının, şehvet fitnesi sebebiyle yüzünü örtmesi vaciptir.
❗Kadının kayınbiraderi, amca oğulları, dayı, hala ve teyze *oğulları* gibi kişiler de namahremdir. Özellikle bunlara karşı mahremiyet ölçülerine ve tesettürene dikkat etmesi gerekir.