"İstanbul tam karşımda. Ben de oradayım ancak İstanbul'un içinde değilim o anda. Hiçbir yerde değilim sanki. Güneş batıyor. Turuncuya dönen çatıların ardından masmavi boğaz görünüyor. Sokaklarında bu kadar acı yokmuş gibi gülümseyerek poz veriyor yine İstanbul. Beni biraz daha oyalamak istiyor ama yemezler"
"Fark etmez diyorum fark etmez, her yerde yaşar insan. Hiç olmazsa beni denize çıkaracak bir yol arıyorum, bir yol buluyorum. Bulduğumu sanıyorum en azından. Hayatım hep bir yol aramakla, sonra bir yol bulduğumu sanmakla geçiyor. Yolların bir kurtuluşa çıkmadığını uzun zamandır biliyorum. Bu yüzden işte, hiç olmazsa denize çıksın"
"bir gün her şeyin düzeleceğine beni ikna ederdi. Ama çok zaman geçti. Bunların üstünden kilometreler geçti. Geriye doğru akmayan nehirler, ardında ray bırakmayan trenler, gidenler ve ölenler geçti"
"Gamze tam olarak ne yaşıyordu bilmiyordum ancak ben kendi hayatımın içinde olmaya alışamıyordum bir türlü. Sanki biri tarafından oraya kapatılmış, rehin alınmış gibi hissediyordum."