Martin Luther King, Şu ölümsüz sloganıyla başladı.. Benim bir hayalim var... Neden ile Başla 1. Kitap
1. Bölüm devam
Beni ilk defa böyle dikkatli dinleyen biri vardı karşımda üslubunu duruşunu bozmadan konuşmaya başladı .
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Literatüre geçelim. Emlakçıdan trip yiyen kadın.
Anaa şaşkınlıkla içindeyim şu an. Hiç tanımadığım emlakçıyla bir ev hakkında konuştuk. Bana güvenin her şeyi çok güzel vs vs anlattı durdu. Evi de ayırmadım ha sadece bilgi aldım. 2 gün geçti evi tutacakmısınız diyor, gelip görmem lazım size de mani olmayayım soran olursa diyorum kibarca. Bana siz bana güvenmiyorsunuzla başladı yarım sayfa mesaj yazdı. Ula ne cevap vereyim ben şimdi bu adama tövbeee estahfurullah.
"Bir isyanın ve teşkilatın anatomisi'
Not: "Bu araştırma çalışmam hiçbir kişi veya kuruluşu destekleme amacı gütmediğini belirtmek istiyorum, iyi okumalar☺️😊.." Hasan Sabbah, 11. yüzyılın sonlarında kurduğu İsmaili-Batıni teşkilatı ile Orta Doğu siyasi dengelerini derinden sarsan bir liderdir. Tarihe "Haşhaşiler" olarak geçen bu hareket, yalnızca dini bir tarikat değil; aynı zamanda dönemin süper gücü Büyük Selçuklu İmparatorluğu'na karşı yürütülen bir asimetrik savaş ve istihbarat ağıydı. 1. Yükseliş: Alamut Kalesi'nin Fethi Hasan Sabbah'ın mücadelesi, Fatımi Devleti'nin eğitim merkezlerinde edindiği tecrübeleri İran'a taşımasıyla başladı. Sızma ve Propaganda: Hasan Sabbah, kalede bulunan Rudbar halkını ve askerleri zamanla kendi İsmaili inancına çekmiş, kaledeki taraftarlarını artırarak içeriden ele geçirmiştir. Bir diğer tahmin ise Kaleyi satın alma; En bilinen rivayete göre Hasan Sabbah, kalenin eski sahibinden 3 bin altın karşılığında satın almıştır. Stratejik Konum: Elbruz Dağları'nda ulaşılması güç bir zirve olan Alamut Kalesi'ni hedef seçti. Kan Dökmeden Zafer: 1090 yılında, kaleyi bir damla kan dökmeden, kale muhafızlarını ve halkı ikna yoluyla ele geçirdi. Üs Bölgesi: Alamut, Hasan Sabbah'ın 34 yıl boyunca hiç dışarı çıkmadan teşkilatı yönettiği bir teoloji ve propaganda merkezi haline geldi. 2. Sistem: Fedailer ve Asimetrik Savaş Selçuklu'nun devasa ordularına karşı doğrudan cephe savaşına girmek yerine, nokta atışı bir istihbarat stratejisi geliştirdi. Fedai Sistemi: Dervişler ve fedailer; teolojik, askeri ve psikolojik olarak çok sıkı bir eğitimden geçiyordu. Nokta Operasyonları: Selçuklu devlet adamlarına yönelik düzenlenen suikastlerin en ünlüsü, Selçuklu imparatorluğu başveziri Nizamülmülk'e yapılan eylemdi. Bu strateji, düşman üzerinde büyük bir korku ve paranoya yaratıyordu. Tarihsel
1000Kitap
YTD Şahsi Düşünceler Yanlış da Olabilir
''Piyasalar neden düşüyor? Bu hafta her şey aynı anda düştü. Borsalar, teknoloji hisseleri, Bitcoin. Düşüş öyle sertti ki Güney Kore borsası işlemleri tam yirmi dakika durdurmak zorunda kaldı. Herkes sebebi bulduğunu sanıyordu. Yapay zeka balonu patladı. Ama o cevabın bir sorunu var. O gün sadece riskli varlıklar düşmedi. Altın da düştü, gümüş de. İşte tuhaflık burada. Çünkü yapay zeka balonu patlasa bile altının düşmemesi, tam tersine yükselmesi gerekirdi. Korkan yatırımcı her zaman güvenli limana, yani altına kaçar. Demek ki ortada, yapay zekadan çok daha büyük, her şeyi birden aşağı çeken bir şey var. Onu görmek için bir ipucu yeter. O gün düşmeyen, tam tersine yükselen tek şey. Dolar. İşte sırrın anahtarı bu. Asıl soru "neden her şey düşüyor" değil. Asıl soru şu. Bütün dünya neden aynı anda dolara muhtaç kaldı? Olayı en baştan, sırasıyla kuralım.
Yol kenarında gördüğüm #tarlasarmaşığı'na ithafen...
"Kızılderili şefleri trenle Newyork’a getirildi. Bir heyet kendilerini karşıladı.Konuklara toplantı öncesi kenti gezdiriyorlardı.Sokaklardaki insan seli, arabaların, iş makinelerinin gürültüsü kızılderilileri şaşırtmıştı... Bir ara Oglala lakhotaları’nın şefi ve şamanı Karageyik bir ağustos böceğinin şarkısını duyduğunu söyledi.Diğer reislerde onayladı ama beyaz adamlar inanmadı.Kentte ağustos böceğinin olmayacağını, olsa bile bu gürültüde duyulamayacağını söylediler.Karageyik ısrar etti.Arabayı durdurdu,indi, ilerideki parka gitti ve bir ağaçta ağustos böceğini gördü.Amerikalılar şaşırmıştı... “olamaz” dediler, “sende doğaüstü güçler var.” “hayır” dedi karageyik, “ağustos böceğini duymak için doğaüstü güce ihtiyaç yok.” “o zaman biz niye duymadık?” dediler. Kara geyik cebinden metal bir 50 sent çıkardı, kaldırımda yürüyen insanların arasına yuvarladı.Bir anda herkes “acaba benden mi düştü?” diye paraya bakmaya başladı. karageyik yanındakilere sordu: “anladınız mı?” “anlamadık” dediler. anlattı; “bir insan için önemli olan, nelere değer verdiğidir. Çünkü her şeyi ona göre duyar, ona göre görür ve ona göre hisseder.Siz doğaya değer verseydiniz, ağustos böceğinin şarkısını duyardınız...”