ggio

ggio
@basquia
kaç çocuk yazgınızı okur bir ömür, kaç anne doğurur sizi, kaç anne rüyanızı ölür
KONUŞ ÇOCUĞUM Yüzünü ufkuma tut çocuğum Ben buradan gideceğim Yüreğim kaldırmıyor artık bu yükü Evler ağırlığımı taşımıyor Yılların ağından toplayıp düşlerimi Ömrümü bir su gibi yollara dökeceğim. Kimseler anlamak istemeyecek biliyorum Bunalmış bulutların bu sırasız sağanağını Bir sen varsın güvenebileceğim Bilen anlayan bağışlayan Gökyüzü kadar engin Elini alnıma koy çocuğum. Yıllardır yankısız aynalara Düşmekten aşındı yüzümün çizgileri Sesim yitirdi sevincini Örselendi dilimin inceliği Yanlış yüreklere söz düşürmekten. Odalar odalar odalar... Emdi ömrümün ışığını, köreltti Tedirgin bir gölgeye dönderdi beni Yüzünü yoluma tut çocuğum Ben buradan gideceğim Dağıtsın sesinin buğulu rüzgârı Dünyayı daraltan bu yapışkan sisi Üfle soluğunu yüreğime Konuş çocuğum.
Sayfa 74·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
DÖKTÜ RENGİNİ SESSİZCE Eflatun esintiler içinde titredi incecik Aynı içten kokuyla iki ayrı erguvan. Birisi bir küçük evin içedönük bahçesinde Süsledi sevgisini iki pembe avucun Öbürü bir mezar başında öksüz Döktü rengini sessizce.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Yeni yeni yaşamlar kuruyoruz ödünler vererek Aklımızda yüzlerce geçerli açıklama: "Yaşamak zorundayız nasılsa, iyidir Hiç yoktan var olmak" adına Karşı çıktığımız ne varsa yapıyoruz hepsini. Bir kan pıhtısı gibi yarada kuruyan Binlerce uyuşturucu merhemle donuyor kalbimizde Anılar inançlar incelikler düşler...
Sayfa 64·Kitabı okudu
Şimdi bir küldür yüreğimiz, tutuşmaz Aklımızın ateşe dayanıklı ocağında Savrulur ancak estikçe rüzgarlar...
Sayfa 61·Kitabı okudu
YÜZÜ YAĞMURA GÖMÜLÜ DÜŞÜM Duruşun bir ayrılık resmi çiziyor Akşamın incelen sularına Susuşun yıkıyor beni en zayıf yerimden Bilmez miyim içindeki kederi Yüzü yağmura gömülü düşüm Böyle buğulu camlarda dalgın Gözlerin iklimini yitirmiş iki bulut Bulanıp durur bir uzak rüzgârla Aykırı mevsimler içinde Saçların saklar omuzlarındaki yükü... Dönsen ve öpsem incitmeden Alnının gücenik ülkesini Benim ömrümsün sen, onurum, geleceğim... Gitmek hangi acıyı onarır ki Bilmez misin çare değil üzüntü.
Sayfa 59·Kitabı okudu