YOLCU
Abbas Sayar'a
Ey sular, gün ışığı ve insanlar
Yaşlı bir yolcu gönderdim ülkenize
Bir otel odasının alaca akşamından
Alıp yalnızlığını yedeğine
Elinde bir valiz üstünde beyaz bir hüzünle
Türküler kadar içten anılar kadar uçuk
Sığındı ülkenizin ılıman iklimine...
O, kendi kendini vuran yaralı bir ceylandır
Şiirin ve aşkın uzun menzilinde
Yaşamak akar yaralarından...
Ey kuşlar, ağaçlar, insanlar
Ömrü bir sevgi bayrağıdır yılların burcunda
Elinde yüreğinden başka bir şeyi yoktur
Koruyun onu kollayın ne olur...
LEKE
O çocuk oturmuş çarşılar ortasına
Bir güz kederiyle iplik iplik ağlıyor
Babam olsaydı
babam olsaydı
babam olsaydı...
Işıklı vitrinler önünde simsiyah bir leke
Çocuk ağlamıyor
Almış kanatlarına bütün özlemlerini
Bir turna sürüsü gözlerinin burcunda
Akşamı parçalaya parçalaya uçuyor...
X
Seni koruyacağım sana bile sezdirmeden
Gökyüzü gibi uzaktan ve beklentisiz
Gereceğim yüreğimi üzerine.
Sevmek biraz da bu değil midir?
Islatmasa da sesini bir daha
Bir isyan türküsü gibi sürdüreceğim yağmurunu
Düşlere ömürler veren o duygu bulutunun...