Oyununu uzun zaman önce oynamıştım. Kitabını yıllar sonra okuma fırsatım oldu. Normalde beklentim Connor'ın gözünden anlatılmasıydı. Çünkü o dönem hikayeden çok oyunun atmosferini ve oynanışını sevip ona odaklanmıştım oynarken ve o dönem ingilizcem iyi değildi. Onun için hikâyeyi tam okuyamamıştım.(Gerçi çok anlaşılmayacak bir tarafı yoktu bütün AC oyunlarında konu aşağı yukarı bellidir) Bu sebeplerden dolayı Haytham'ın gözünden anlatılınca ilk başta hayal kırıklığına uğradım. Çünkü hikâyeyi tekrardan daha detaylı görmek istiyordum ama sonradan iyiki de bu şekilde olmuş dedim. Yani oyunda baktığımız zaman Haytham dümdüz kötü bir karakter gibi gösteriliyordu bence. Bu kitapta olaya farklı bakış açısıyla güzel yaklaşılmış. O karakterin de hayatında ne kadar zor süreçlerden geçtiğini, kandırılıp çoğu zaman tuzağa düşürülmelerini vs. görünce Haytham'a olan bakış açım değişti. En azından nötrüm şu an o karaktere karşı. Connor ise gerçekten saf, temiz, iyi niyetli bir çocukmuş her ne kadar annesi gibi asi savaşçı bir karakter olsa da ustalarına sadık bir karakter.