Dokuz yaşıma kadar kendi adımı fısıltıyla söyleyemedim. Korkardım.
Neden bilmiyorum. Yankılanırdı ismimin bütün sessiz harfleri kafamın içinde. Sonra alıştım korkmaya. Çok geç alıştım ben yaşamaya.
Ülkesinde yaşayamayacak kadar vahşi, burada mutlu olamayacak kadar medeni.. Hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım. Her yere aitmiş gibi davranırlar. Ama uyuyabilmek için yapmayacakları şey yoktur. Yalanlarını kendilerine unutturmak için...
Uyumadım. Pişman olmadım. Kendimden bile. Ben gerçektim.
Dünyanın en gerçek adamı! Bana ait bir gezegen bulana kadar insanlara ve kendime zarar vermeye devam edeceğim... Biliyorum, beni linç edecekler. Beni bütün dünya öldürecek. En derinde benim cesedim olacak ancak bedenimi toprak bile kusacak... Aranızdayım her gece.
Dolaşıyorum sokaklarda, sol elimde Şamdan taşıyıp getirdiğim yakutlu hançerimle...