21.Yüzyıl insan yine aşağı Hakikat tanımıyor düşünceler bayağı.
Dilimiz kirlenmemeli... Dil yalanla, gıybetle, başkalarını incitmekle, gönül yıkmakla, küfür sözlerle, bayağı ve süflî kelimelerle kirlenir. Öncelikle bu kirli sulardan uzak durmalı. Zira kirlendikten sonra belki temizliğe fırsat kalmayabilir. Kirlendiğini farkeder etmez de hiç vakit geçirmeden temizliğe yönelmeli. Kirlerden arınan dili, daha da nurlandırmalı, tertemiz kılmalı. Gönüllere ferahlık veren güzel kelimelerle, hakkı ve hayrı telkin eden pırlanta cümlelerle, kelime-i tevhidle, zikrullah ile, Rabbin lisanı Kur’ân-ı Kerim kıraatiyle süslemeli…
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sinan Canan Sözleri Bilme sınırlarımızı devamlı esnetmeye çalışmak öğrenmek ve düşünmek en temel meşgalemiz olmalıdır Hayatımızı kolaylaştırmayı vadeden cihazlar, dünyayı yavaş yavaş bize dar ediyor. Hayatımızı gereksiz yere karmaşıklaştırmak, bu çağda en mahir olduğumuz işlerden biri. Günümüzün en önemli sorunu eğitim sistemimizin parçalı ve uzmanlığa dayalı, ezberci anlayışıdır. Bilmediğini bilmek en iyisidir. Bilmeyip de bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır. Önemsiz denebilecek hiçbir olayın vuku bulmadığı bu kâinatta özgür iradeyle donatılmış olan SEN, her nefesinden sorumlusun aslında! Yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü, anlamayan ve düşünmeyen sağırlarla dilsizlerdir. Seni zapt etmek isteyen tüm sistemler, önce korkularını kullanır. İnandığım bir şey daha var: Küçük çabaların büyük sonuçlar doğurabilme yeteneği… Düşünemeyen, çağını okuyamayan, her şeyden öte, tatminsiz ve umutsuz bir neslin nelere mal olabileceğini bilmiyorlar, belki de bilmek istemiyorlar… Kavga insanla kader arasında değil artık, insanla kelime arasında. İnsanoğlunun kazanmakta/yakalamakta en çok zorlandığı (ama aynı zamanda da içine en kolay girebildiği) beceri; anda kalabilme, şimdide olabilme becerisidir. Kutsalları ve tabuları yıkmanın moda olduğu günümüzde neyi yıktığımızı, neyle mücadele ettiğimizi iyi düşünmek, entelektüel zihinlerin birinci görevi olmalı. Tevazu, sürekli olarak deneyime açık kapı bırakan, öğrenme hevesini körükleyen ve “tamamlanmışlık” hissini engelleyen içsel bir kalitedir.
1000Kitap
"İnsan aynı anda hem bu denli güçlü, erdemli ve muhteşem, hem de bu denli habis ve bayağı mıydı gerçekten?"
Edebiyat
'bu dünyada her şey ne bayağı, ne beyhude, ne kirliydi.. bu dünyada güzellik bir hayal, sezgi bir efsane, asalet ve zarafet, insanın üstünde hafif bir cilaydı.'
SUÇ YOK, AYIP YOK Çok eskiden beri din seksi günahla, suçla ve utançla eşit tut­tu. Dinin bakış açısından seks sıklıkla, insanlığın erkek ve kız evlatlar dünyaya getirmek amacıyla katlanmaya mecbur edildiği zorunlu bir günah olarak görüldü. Tarihte Cinsellik* adlı kitabın yazarı Reay Tannahill ilk Hıristiyan liderlerin seksi günahla aynı gördüğünü söyler. Şöyle der, Kilise papazları arasında cinsel ilişki faaliyetinin as­len mekruh olduğuna dair genel bir algının somut bir örneği Augustine'di. Büyük Yahudi bilim adamı Maimonides cinsel birleşme­nin sadece üreme amaçlı olduğunu öğretti. Maimonides be­densel hazzı tüyler ürpertici, bayağı bir şey olarak değerlen­dirdi. Kabalistler farklı bir görüşteydiler. Kabalist için bir insa­nın bedenini mutlu etmesi, o kişinin ruhunu mutlu etmesi ka­dar kutsal bir işti. Her şeyden önce ruhla bedeni birlikte yara­tan Yaratıcı'ydı. Din müessesesinin Kabalistleri istememesi­nin ve onlardan korkmasının bir nedeni de bu olabilir.
Alıntı