Kanıma kızgın demirler sokulur
Ben halka bakınca
Kömür kokusundan yüzlerim kabarır
Kalbim uyanır gres lekelerinden
Gök gürülder köleler kıpırdanır
Uykumun rengi yayılır dünyaya
Uykum çünkü uçarı, çünkü hovarda
Şafakların öncesidir,
Sazaklar içinde bir çocuğu emzirir
Çaputlara sarılmış çürüksüz çocuğu
Ben halka bakınca.
Oysa halkın göz çukurları çamurlanmıştır
Kanı ılgıt ılgıt akar, kanı kara
Yazlık sinemalarda, üniformalar altında
Banknotların, kıravatların saltanatıyla
Çürütülmektedir halk.
Boşuna mı sokuldu bankalara
Petrol borularına kundak
Kurşun işçinin böğrünü boşuna mı örseledi
Varsın zındanların uğultusu vursun kulaklarımıza
Yaşamak
Bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki.
Ben öyle bilirim ki yaşamak
Berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır
çünkü biz savaşmasak
Anamın giydiği pazen
Sofrada böldüğümüz somun
Yani ıscacık benekleri çocukluğumun
Cılk yaralar halinde
Yayılır toprağa
Etlerimiz kokar
Gökyüzünü kokutur
Her yerimde urlar çıkıyor, biraz kürt, biraz köylü, biraz makina
kangren oluyorum bahar geldiği için
urlarımı kesiyorum kör bir usturayla
ama kopmuyorlar onlar ve bana şehri dolaştırıyor
bırakabileceğim her şeyi bıraktırıyor bana