1000Kitap Logosu
Ahmed Bayav
TAKİP ET
Ahmed Bayav
@bayavahmed
Elektrik-Elektronik Mühendisi
Lisans
Gonya
Sille-KONYA
29 okur puanı
26 Ara 2017 tarihinde katıldı.
91
Kitap
13
İnceleme
13
Alıntı
0
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Neden?-Niçin?
Türkçe'de sebep bildiren soru kelimesiyle (neden) amaç bildiren soru kelimesi (niçin) birbirinin yerine kullanılabiliyor. 'Neden' soru kelimesini, açımladığımızda "bunu eden şey nedir?" demektir. 'Niçin' ise, "bu ne için?" anlamına geliyor. Fakat her iki soru kelimesi de sebepleri ve amaçları öğrenmek maksadıyla kullanılabiliyor. Belki de bunun yol açtığı karmaşıklıktan olsa gerek, sebep ve amaç arasındaki önemli farka yeterince dikkat etmiyoruz. Sebepler bir olayın, bir davranışın, bir durumun öncesiyle ilgilidir. Sebep sorusu bizi geçmişe götürür. Amaç sorusu ise bizi geleceğe götürür. Sebepler olmuş olan şeylerle ilgilenirken, amaçlar olacak olan şeyle ilgilenir. Sebep soruları bizi geçmişe götürürken, amaç soruları geleceğe götürür. Sebepler var olanı bulmayı, amaçlar çıkarım yapmayı ve öngörmeyi gerektirir. Bir olayın/durumun sebebi/sebepleri doğru ve hak olabilirken, amacı/amaçları yanlış/batıl olabilir.
2
Bir çiftlikte tüm işleri son dakikaya sıkıştırmanın, yani baharda tohum ekmeyi unutup bütün yaz eğlendikten sonra hasat alabilmek için sonbaharda telaşla çalışmanın ne kadar gülünç bir şey olacağını hiç düşündünüz mü? Çiftlik, doğal bir sistemdir. Bedelin ödenmesi ve sürecin izlenmesi gerekir. Her zaman ektiğinizi biçersiniz; bunun kestirme yolu yoktur.
1
Ateş
Öyle ki anasır-ı erbaanın diğer üç öğesi ateşe karşı cephe almak zorunda kalmış, onunla baş edebilmek için adeta aralarında ittifak kurmuş, alevleri yok etme savaşında birbirlerinin yardımına koşuyorlar. Şansını ilk deneyen su oluyor; başaramazsa yanışın oksijeni yok etmek hava imdada koşuyor; daha mı olmadı, bütün varlığıyla ve bedeninin son zerresine kadar toprak onun üzerine atılıyor. Buna rağmen teker teker geldiklerinde ateş hepsini hükmü altına alabiliyor. Sözgelimi toprağı kendine yurt edinmiş durumdadır; onun kucağında beslenip büyür. Hava onun itaatkâr bineğidir ve rüzgârlar elindeki kamçısıdır, onlarla hükmeder. Bu yüzden daima havaya yaranmaya çalışır, her daim yolunca gider. Suya mesafeli duruşu ise biraz onu kıskanmasından, birazda kendine rakip görmesindendir.
2