Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Evet, insan her şeyi unutarak yaşayabilirdi ama her şeyi hatırlayarak yaşayamazdı.” cümlelerime kitabın sonundan başlamak istiyorum. Kitap uzun zaman sonra okuduğum en ilgi çekici kitaptı ve Livaneli‘den okuduğum ilk kitaptı. Yazarı okumakta çok geciktiğimin farkındayım. Onun kalemini okumak için iyiyim zaman beklemiştim ve okudum. Kitabın konusuna biraz değinmem gerekirse; Mehmet adında hayatı kitapların içinde geçen bir mühendisin, bir cinayeti araştırmaya gelen gazeteci kızla arasında geçen konuşmalar üzerine ilerliyor. Kitabın adından da anladığımız üzere Mehmet genç gazeteciye kardeşinin hikayesini ! anlatmaya başlıyor. Kız her konuşmadan sonra olayların içine biraz daha çekiliyor. Şunu eklemek istiyorum ki Mehmet hikayeyi her böldüğünde ben de gazeteci kız gibi sinirlenip kitabı okumaya biraz ara veriyordum. Kitap analizine dönecek olursam, Mehmet hayattaki her insanın bir romanın başkarakteri olduğunu sürekli vurguluyordu ve evet herkes kendi hikayesinin baş kahramanıdır. Aşk, sevgi, psikoloji, felsefe…kitap her konudan biraz bahsetmekte. Livaneli kitapta hem edebi hem de polisiye bir dil kullanıyor. Dili çok sürükleyici ve çok anlaşılır. Özellikle ana karakterin geçmişi ve psikolojisini yorumlanabilir kılması kitabı sürükleyici hale getiren unsurlardan bazıları. Kesinlikle okunması gereken bir kitap