Beyza

Beyza
@bbeeyyzzaa0
Insta @ beyzaaozbay
7/10
·176 syf.··
2024 111. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2024 12:35
Charlotte Perkins Gilman'ın kadınlar ülkesi üçlemesinin son kitabı Bizim Ülkemiz. Seriyi saçma sapan okudum. Önce ikinci kitap olan Kadınlar Ülkesi'ni okudum, sonra üçüncü kitap olan Bizim Ülkemiz'i. Henüz birinci kitap Dağı Yerinden Oynatmak'ı okumadım. Kadınlar Ülkesi'ndeki olayların tam olarak devamını anlatıyor bu kitap. Ellador ve Van bir çift olarak bildiğimiz topluma dönüyor ve Ellador kendi bilgilerine bu toplumun bilgilerini de ekleyerek eşitsizliklere, savaşlara bir çare bulmaya çalışıyor. Kitap tabii ki koca bir kapitalizm ve ataerki eleştirisi. Kadınlar Ülkesi'nden çıkıp da 1. Dünya Savaşı'nın hüküm sürdüğü korkunç toplumumuza gelen Ellador bir yandan akıl sağlığını korumaya çalışırken bir yandan da çareler arıyor. Kadınlar Ülkesi kitabını feminist açıdan çok eleştirmiştim. Zamanı için feminist denilebilecek bir eser olsa da günümüz şartlarında asla değil. Bu kitapta buna dair bir eleştirim yok ama Ellador'un dünyayı düzeltme isteğinin çok çocukça geldiğini söylemeden edemeyeceğim. Devam niteliğinde bir kitap olduğunu düşününce okunması gerekir diye düşünüyorum. Ama genel olarak çok tavsiye edeceğim bir kitap değildi.
Bizim ÜlkemizCharlotte Perkins Gilman · Cem Yayınevi · 2023137 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·104 syf.··
2024 110. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2024 18:03
Jean Louis Fournier'nin kendi yaşamıyla alakalı bir kitabı. Fournier hiç okumadan önce önyargılı yaklaştığım bir yazardı. Hem teknik olarak yazma tarzı -tek sayfalık bölümler- hem de içerik olarak yazım tarzı -kara mizah(?)- bana uymayacak sanıyordum. Şu an birkaç kitabını okumuş olarak gönül rahatlığıyla yanılmış olduğumu söyleyebilirim. Okuduğum tüm kitaplarını severek okudum. Asla kimseyi öldürmedi benim babam ve dul kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da kendi yaşamına kendine has tarzıyla yaklaşıyor yazar. Bu sefer konumuz yazarın iki engelli çocuğu. Çok hassas konular bunlar ve ben yakın çevresinde engelli birey bulunmayan biri olarak içeriğe dair çok yorum yapma haddi görmüyorum kendimde. Sadece Fournier'nin samimi dili ve çarpıcı anlatımı çok etkileyiciydi bunu söyleyebilirim. Sizi düşünmeye sevk ediyor yazar her zaman olduğu gibi. 100 sayfalık bir kitap, bir kahve eşliğinde okuyup bitirdikten sonra, kitabın kapağını kapatıp şöyle bir içinize dönün diyor sanki. Ben olsaydım ne yapardım? İki engelli çocuk. Hayatları çok zor. Onlara zor değil tabii, farkında değiller çünkü, anne babaya çok zor. Bu zorlukla nasıl baş ettiğini anlatıyor işte Fournier bu kitapta, ama öyle ben bir kahramanım bakış açısıyla değil de tüm yanlışlarıyla ve doğrularıyla anlatıyor. Çok dağınık yazdım ama derli toplu olmak mümkün değil benim için böyle bir kitapta. Yine tavsiye edeceğim bir yazar ve bir kitap.
Nereye Gidiyoruz Baba?Jean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,1bin okunma
8/10
·211 syf.··
2024 109. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2024 22:26
Güney Afrikalı J.M. Coetzee'nin bir romanı. Güney Afrika edebiyatını çok seviyorum. Şu ana kadar bu edebiyattan okuduğum hiçbir kitap beni üzmedi. Buna Michael K. Yaşamı ve Yaşadığı Dönem de dahil. Yazardan okuduğum ilk kitap oldu. Dilini ve üslubunu beğendim. Zorlayıcı bir yanı yok ve akıcı bir kitaptı. Micheal K, yarık dudaklı ve çok büyük ihtimalle zihinsel engelli bir adam. Hizmetçilik yapan annesiyle beraber yaşıyor-du. Annesi çok hasta olduğu için doğup büyüdüğü köye dönmek istiyor. Michael da anneciğini kırmıyor ve bu yolculuğa çıkıyorlar fakat ülkede iç savaş var ve bir yerlere gidebilmek için izin almanız gerekiyor. Michael bu gerekli izinleri almayı saçma sapan bürokrasiler yüzünden başaramıyor maalesef. Yayan gitmek zorundalar gitmeye çalıştıkları yere ve romandaki olaylar da bu yolculukla beraber başlıyor esasen. Dediğim gibi, kitabı genel olarak akıcı buldum ama zaman zaman durgunluk da yok değildi. Bu durgunluk da Michael'ın durgun zekasından kaynaklanıyor bence. Kitap, okuduğum tüm Güney Afrika romanlarında olduğu gibi çok büyük bir sistem eleştirisi aslında. En temel insani hakların bile bir lütuf gibi sunulduğu sistemde hayatta kalmaya çalışan birini anlatıyor. Bu adam sadece bahçesini ekip, kimseyle muhatap olmadan varlığını sürdürmek istiyor. Böyle bir toplumda ne mümkün? Her şeyi olmasa da bir şeyleri sorgulatacak güzel bir romandı. Tavsiye ederim.
Michael K. Yaşamı ve Yaşadığı DönemJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 2018518 okunma
7/10
·128 syf.··
2024 108. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2024 14:44
Anne Morrow Lindbergh’in bir kadından diğer kadınlara tavsiyeler olarak yazılmış kitabı. Kitapçıda gezinirken görüp merak edip aldığım bir kitaptı bu. Ruhsal arayışlarda olduğum bir dönemmiş belli ki ilgimi çekmiş bu kitap. Aslında genel olarak beğendiğim ve çok önemli noktalara parmak bastığını düşündüğüm bir kitap ama zaman zaman da sıkmadı değil. Aslında kitap temelde kapitalizmin bize sunduğu, daha doğrusu dayattığı, mutluluk formülünü yerle bir ediyor. İnsanlar ne kadar azla yetinebileceğinin farkında değil diyor ve az ama öz yaşamanın insana huzur getireceğini savunuyor. İnsan ilişkilerine dair de birçok konudan bahsediyor yazar. Kendisi beş çocuklu bir anne ve günlük hayatı keşmekeş içinde. Zaten bu yüzden adaya kapanıp kendine zaman ayırmak istiyor ve belki de sağlıklı bir psikolojinin temeli olan “insan önce kendi içinde huzur bulmalıdır” savını önümüze getiriyor. Oksijen maskesi metaforu yani. Aslında kitabın eleştireceğim noktası da buradan türüyor. Yazar yeni bir soluk getirmemiş bahsedilen konulara, artık hepimizin bildiği şeylerden bahsediyor ama tabii bunları da tekrar okumanın zararı yoktur bence. Kitapta hoşuma giden bir ayrıntı da her bölümün bir tür deniz kabuğu ile ilişkilendirilmiş olmasıydı. Ay kabuğu, istiridye yatağı, çifte gün doğumu... hepsi hayatımızda bir yer eden olgular aslında. Keyifli vakit geçirtecek hafif bir kitap olarak önerebilirim.
Denizden Gelen HediyeAnne Morrow Lindbergh · Teras Kitap · 2021262 okunma
7/10
·200 syf.··
2024 107. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2024 21:38
Jose Saramago’nun son yazdığı kitabıymış Filin Yolculuğu. Yazardan okuduğum ikinci kitap oldu. Diğer kitabından artık nokta ve virgül dışında noktalama işareti kullanmadığını öğrendiğim için daha kolay okudum açıkçası bu kitabı ama yine de kafa karışıklığı yaşadığım zamanlar oldu. Özellikle diyaloglarda. Portekiz Kralı’nın kuzenine hediye olarak verdiği Fil Süleyman’ın Lizbon’dan Viyana’ya olan yolculuğu anlatılıyor kitapta. Kitapta en sevdiğim karakter fil bakıcısı Subhro oldu. Kendine has mizahıyla olayları yorumlayışı çok iyi bir karakter yapmış kendisini. “basit” olarak görebileceğimiz bu karakterden çıkan dersler de etkileyiciydi. Tabii burada anlatıcı olarak karşımıza çıkan yazarı da es geçmemek gerek. Kilise ve otorite karşıtı eleştirileri, mizahi dille yapılan dokundurmalar kitabın hem edebi hem de toplumsal değerini epey artırmış bence. Kitabı genel olarak çok eğlenceli buldum ve masalsılığı da yerindeydi. Yolculuk boyunca başa gelenler, halkın ilk kez bir fil gördüğünde yaşadıkları çok güzel anlatılmış. Evet, Saramago üslubu gereği zaman zaman yoran bir yazar ama kitaptan pek bir şey kaybettirmemiş bu durum. Tavsiye edeceğim bir kitaptır.
Filin YolculuğuJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20213,584 okunma