Milyarlarca ölü karşılığında insan bu dünyada varolma hakkını satın almıştı, kim gelirse gelsin bu dünya onundu, Marslılar olduklarından on kat daha güçlü bile olsalar yine onun olacaktı. Çünkü insan ne boşu boşuna yaşar ne de boşu boşuna ölür.
Bedenin gerisi olmadığı zaman, insanlığın duygusallığının temel dayanaklarından yoksul kalan beynin elbette sadece bencil bir akıllı varlığa dönüşmesi muhtemeldir.
Sindirim işlemi ve bu işlemin sinir sistemimiz üzerindeki etkileri gücümüzü tüketmekte ve zihnimizin yaratıcılığını öldürmektedir. İnsanlar karaciğerlerinin ya da mide bezlerinin sağlıklı ya da sağlıksız olmasına bağlı olarak mutlu ya da mutsuz olabilmektedir. Marslılar organizmaya bağlı olarak gelişen bütün bu ruhsal ya da duygusal dalgalanmalardan kurtulmuşlardı.