Bazı insanlar hayatına bir anda girer… Ve daha ne olduğunu anlamadan seni kendine ait bir karmaşanın içine çeker.”
Merhabalar canlarım
Ben geldim ve bugün sizlere daha sıcağı sıcağına yeni bitirdiğim, severek okuduğum ve aynı zamanda hem yazarla hem de seriyle tanışma kitabım olan Berrak ve Berfin Erdoğan’ın Kehribar Ateşi kitabı ile geldim
Karanlık Bağlar serisinin ilk kitabı olan Kehribar Ateşi; gizem, tutku, çekim, güç savaşları ve karanlık romantizmin iç içe geçtiği, okurken sizi içine çekmeyi başaran bir kurgu olmuş diyebilirim. (Daha ilk sayfalardan itibaren “tam benlik bir kitap” hissi verdi bana )
Alparslan Ateş, kasabanın gündüzleri tanınan başarılı bir iş adamıyken geceleri dedelerinden miras kalan yeraltı krallığının hâkimi olarak karşımıza çıkıyor Her yıl düzenlediği davet gecelerinden birinde ise en yakın arkadaşının özellikle bahsettiği kız kardeşiyle tanışıyor.
Ve karşımıza çıkıyor o sivri dilli, inatçı ve zekâsıyla dikkat çeken kadın: Armina Pınhan
Armina, ailesinin zoruyla katıldığı bir davette istemediği bir yakınlaşmaya maruz kalınca olaya Alparslan müdahale ediyor. Ardından kendisine sözü olduğunu söyleyerek onu dansa kaldırıyorlar… Ama ah o dans!
(O sahnedeki elektrik bana bile geçti desem abartmış olmam.)
İkili arasındaki çekim daha ilk andan hissediliyor fakat bu an uzun sürmüyor. Çünkü Armina’nın abisi Arık Böke, Alparslan’ın yakında evleneceğini söyleyerek bu dansın sadece tatlı bir anı olarak kalması gerektiğini söylüyor…
Ama tabii işler pek de öyle ilerlemiyor
Alparslan, kendisine kimsenin veremediği şekilde karşılık veren ve çekiciliğiyle aklını kurcalayan Armina’dan etkileniyor. Ertesi gün ise güvenlikle ilgili bir iş teklifini Armina’ya götürüyor. Fakat gönderilen sözleşme şartları Armina’nın hoşuna gitmeyince