Kimse milliyetçiliğimi sorgulamasın :)
Aldığım aracın plakası BBP olması şaka, hayır kesinlikle şaka olmalı. Muhsin Yazıcıoğluyla siyasal ve ideolojik olarak taban tabana zıt biriyim 😅🤕🤒
Duygu/Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
MUHSİN BAŞKAN VE İSTİŞARE-GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR KİTABIMDA-KDY
MUHSİN BAŞKAN VE İSTİŞARE SELİM GÜRBÜZER Muhsin Başkan bizim gerek gençlik gerekse olgun yaşlarımızda hep Başkanımız olarak bildik. Gençlik yıllarımı doğup büyüdüğüm Bayburt’ta, üniversite gençlik hayatımı mezun olduğum Erzurum’ Atatürk Üniversitesinde, ilk memuriyetimi İstanbul Sultanahmet Sağlık Eğitim Merkezinde ve memuriyetimin ikinci basamağını Balıkesir Sağlık Eğitim Merkezinde geçirdiğim yıllar içerisinde kendisini zahiren görme hiç nasip olmamıştı. Ta ki Ankara’ya naklen atamam gerçekleşti, hele şükür işte o zaman kendisini sık sık görme şerefine nail olabildik. Hele o’nun “Allah Resulünün hakikatleri dışında liderde teşkilatta tartışılır” diye yeni oluşumun fitilini ateşleyip Ankara Söğütözü’nde Büyük Birlik Hareketine start verdiği andan itibaren hiç tereddütsüz bu yeni oluşum içerisinde bizimde çorbada tuzumuz olsun düşüncesiyle halis niyetle hareketin fikriyatını ortaya koyan Nizam-ı âlem dergisi, Alperen Dergisi ve Gündüz Gazetesine yazdığım yazılarla destek vermeye çalıştım. İşyerimin Ankara Beşevler’de olması avantajıyla hemen her gün iş çıkışı Ankara Sıhhiyedeki Sağlık Bakanlığının arka sokağında BBP Genel Merkezine uğramadan eve gitmezdim. Derken iş çıkışı ve hafta sonları bu uğrayışlar sırasında bazen Muhsin Başkanı Genel Merkeze girişlerinde ya da çıkışlarda karşılaşıp göz göze geldiğimiz çok olurdu. Bir defasında da göz göze gelmenin ötesinde BBP Genel Merkezde Selçuk Özdağ'la karşılaştığımızda elimden tutup Başkanın makamında beni Gündüz Gazetesinde Sivil Toplum, Sivil Katılım, Sivil İnisiyatif gibi konularda kalem oynatan yazar olarak tanıttığında zahiren tanışmış oldukta. Tabii Muhsin Başkan bu tanışıklığımızın akabinde hem Selçuk Özdağ’la hem de benimle istişare edip partinin bu tip yeni söylemlere çok ihtiyacının
MUHSİN BAŞKAN "GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR" ADLI KİTABIMDA-KDY
MUHSİN BAŞKAN VE İSTİŞARE SELİM GÜRBÜZER Muhsin Başkan bizim gerek gençlik gerekse olgun yaşlarımızda hep Başkanımız olarak bildik. Gençlik yıllarımı doğup büyüdüğüm Bayburt’ta, üniversite gençlik hayatımı mezun olduğum Erzurum’ Atatürk Üniversitesinde, ilk memuriyetimi İstanbul Sultanahmet Sağlık Eğitim Merkezinde ve memuriyetimin ikinci basamağını Balıkesir Sağlık Eğitim Merkezinde geçirdiğim yıllar içerisinde kendisini zahiren görme hiç nasip olmamıştı. Ta ki Ankara’ya naklen atamam gerçekleşti, hele şükür işte o zaman kendisini sık sık görme şerefine nail olabildik. Hele o’nun “Allah Resulünün hakikatleri dışında liderde teşkilatta tartışılır” diye yeni oluşumun fitilini ateşleyip Ankara Söğütözü’nde Büyük Birlik Hareketine start verdiği andan itibaren hiç tereddütsüz bu yeni oluşum içerisinde bizimde çorbada tuzumuz olsun düşüncesiyle halis niyetle hareketin fikriyatını ortaya koyan Nizam-ı âlem dergisi, Alperen Dergisi ve Gündüz Gazetesine yazdığım yazılarla destek vermeye çalıştım. İşyerimin Ankara Beşevler’de olması avantajıyla hemen her gün iş çıkışı Ankara Sıhhiyedeki Sağlık Bakanlığının arka sokağında BBP Genel Merkezine uğramadan eve gitmezdim. Derken iş çıkışı ve hafta sonları bu uğrayışlar sırasında bazen Muhsin Başkanı Genel Merkeze girişlerinde ya da çıkışlarda karşılaşıp göz göze geldiğimiz çok olurdu. Bir defasında da göz göze gelmenin ötesinde BBP Genel Merkezde Selçuk Özdağ'la karşılaştığımızda elimden tutup Başkanın makamında beni Gündüz Gazetesinde Sivil Toplum, Sivil Katılım, Sivil İnisiyatif gibi konularda kalem oynatan yazar olarak tanıttığında zahiren tanışmış oldukta. Tabii Muhsin Başkan bu tanışıklığımızın akabinde hem Selçuk Özdağ’la hem de benimle istişare edip partinin bu tip yeni söylemlere çok ihtiyacının
Şiddet çocuklukta öğrenilen ve daha sonra otomatik bir tepki haline gelen, artık insanoğluna hiç yakışmayan vahşi ve ilkel bir davranış biçimidir. Verilen ağır cezalar, bugüne kadar şiddetti dünyanın hiçbir yerinde durduramadı çünkü şiddet köklerini çocukluktan alır. En sık uygulanan biçimi ise psikolojik şiddet dediğimiz, çocuğun en yakınları tarafından aşağılanması, hor görülmesi, değersizleştirilmesi ve daha da önemlisi sevilmemesidir. Çocukken aldığımız yaraların sonraki hayatımızda bizi nerelere götürdüğünü izlerken biraz hüzünlensek de şiddeti kökünden kurutmak üzere yola çıkalım ve hep birlikte şiddettin her türlüsüne "dur" diyelim.
Dizi/Film
Narsist seni o kadar uzun süre tetikler ki,sonunda patlarsın.. Sonra da sana ‘psikopat’ ve ‘deli’ der..
Duygu ve Düşünce