sude

sude
@bbrooklynbitch
okumak azizim, insanı incitmeyen tek şeydir...
ömrü yettiğince okur
üniversite, seviye hazırlık
izmir
izmir, 8 Ağustos 2005
8 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
intikammm
" bu kadar komik olan ne?" " sevgili küçüğüm benim." "ne?" " bu anı çok uzun zamandır bekliyordum." " ne demek istiyorsun?" " nihayet hazırsın. savaşmaya hazırsın." " elbette!" " ya ilerleyeceğim yada öleceğim." " babanı öldüreceğim, ve yeniden kuruluşu yok edeceğim." " yapacağım bunu." " biliyorum." " o halde neden sırıtıyorsun?" "sırıtmıyorum. sadece merak ediyorum, yardımımı ister misin?" .... " sen korkağın tekisin, benimle olmak istiyorsun ama ödün kopuyor bundan. utanıyorsun. benim gibi birini istediğin için utanç duyuyorsun. değil mi?" " beni istiyorsun, ve bu seni öldürüyor." " lütuflardan daha iyisine layıksın, yaşamayı hayatın içinde olmayı hak ediyorsun." " yaşama geri dön aşkım. uyandığında burada olacağım."
Sayfa 18·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İNTİKAAMMM
warner, bana çok uzun gelen bir süre gözlerimin içine bakıyor. " sana bu acıyı yaşatmamak için en ufak bir şansım olsaydı, inan hiç tereddüt etmezdim. gerçekten doğru olduğunu bilmesem, bunları sana asla söyleyemezdim." işte bunun, samimiyetinin karşısında yıkılıyorum; acım sanki beni ikiye bölüyor. .... dayan sıkı dur başını eğme güçlü ol bekle sıkıca tutun güçlü görün ayakta kal bir gün dağılabilirim bir gün k ı r a b i l i r i m zincirlerim
Sayfa 11·Kitabı okudu
juli'im ve warner'ım
bana kalan tek şey bu 26 harf. hikayelerimi anlatacağım 26 arkadaş. tek ihtiyacım olan 26 harf. yaşamak için harflerden başka bir şeye ihtiyacım yok. onlarsız ben olmazdım. çünkü yazdığım bu sözler, hala yaşadığıma dair sahip olduğum tek kanıt. ... biri beni gördü. biri... "hey!" diye bağırıyorum. "oradaki..." duruyor. bana bakıyor. neredeyse bayılacağım. juliette. gözünü hiç ayırmadan bana bakıyor. ve onu gördüğüme o kadar mutlu oldum ki... tanrım, öyle çok sevindim ki... juliette gözden kayboldu. .... kenji birkaç saat içinde geri dönüyor. güçlükle nefes alıyor, gözleri odağını kaybetmiş. "ne oldu?" diye soruyorum. iki kelime. "juliette öldü." kaos. "juliette'in peşine gitmeliydik" diyor kenji. "ben geride kalmalıydım... onu bulmaya çalışmalıydım..." diyor, elleri saçlarında, gözyaşlarına engel olmaya çalışarak. " ölmesi benim hatam. onun peşinde gitmeliydim..."
Sayfa 168·Kitabı okuyor
warner ile juli
savaş alanında, bana ezberletilen hareketlerin dışına çıkabiliyorum. hiçbir şeyden korkmayan ve hiçbir şeyi umursamayan soğuk, duygusuz bir canavar olarak ün kazandım. ama bunların hepsi çok aldatıcı. çünkü gerçek şu ki, ben korkağın tekiyim. ..... doğru ile yanlış arasındaki farkı biliyormuş gibi yapmam. ama belli bir kurala göre yaşıyorum. ve bazen önce ateş etmeyi öğrenmek gerek diye düşünüyorum. bazı günler yaşamak için neden direndiğimi düşünüyorum. .... gözlerin gönül alma isteğiyle öyle dolu ki yalvarıyorum, memnun oluyorum ve üzülüyorum ve seviniyorum ve bağışlıyorum, belki bu sefer farklı olur ama hep aynı. teselli bulmak için koşacak kimse yok. yanında kimse yok. benim için bir mum yak, kimseye fısıldamazdım. biri herhangi biri oradaysan lütfen bana bu ateşi hissedebildiğini söyle. devriyelerimizin beşinci günü ve hala bir şey yok. .... ben ona sırılsıklam aşık olsam da onun hala nefret ettiğini neredeyse unutuyorum. ben ona aşığım. hem de çok. dibe vurdum. ...
Sayfa 95·Kitabı okuyor
juli ile warner'ın benzer acıları
sakin olmam gerektiğini, her şeyin kafamda olduğunu, her şeyin yoluna gireceğini ve şimdi birini kapıyı açıp beni buradan çıkaracağını düşünüp duruyorum. öyle olacağını düşünmeye devam ediyorum. bunu olması gerektiğini düşünüyorum, çünkü böyle şeyler öylece olmuyor. bu olmaz. insanlar böyle unutulmaz. böyle terk edilmez. bu böyle olmaz. ..... sanki göğsümde milyon tane çığlık var ama hepsini içimde tutmak zorundayım çünkü asla duyuramayacaksın ve burada beni kimse duymayacaksa çığlık atmanın ne anlamı var? bir daha beni kimse duymayacak. bir şeylere uzun uzun bakmaya öğrendim. .... huzuru hiç bilmemek ne garip bir şey. nereye gidersen git, sığınak olmadığını bilmek. acı çekme korkusunun hep bir fısıltı kadar yakınında olması. bir keresinde elini ateşe soktu. o sırada 6 yaşındaydım. hatırlıyorum, çünkü doğum günümdü. ....
Sayfa 49·Kitabı okuyor