sude

sude
@bbrooklynbitch
okumak azizim, insanı incitmeyen tek şeydir...
ömrü yettiğince okur
üniversite, seviye hazırlık
izmir
izmir, 8 Ağustos 2005
8 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
ümit gibi bir şey juliette'im
kendimi hep evinden kaçıp kendisini parlak bir geleceği olan, güzel bir kıza çeviren bir peri anayla karşılaşan prensesle özdeşleştirmeye cüret ettim. ümit gibi bir şeye sarılmış, birbirine dolanmış "belki"lerden, "muhtemelen"lerden ve "neden olmasın"lardan medet ummuştum..... ..... bana dokunmaya cesaret eden tek kişi. eh. iki kişiden beri. sık sık warner'ı düşünüyorum. ...... ve onun hakkında bildiklerim işte şunlar: onun da benim gibi acı çektiğini; dostluğun, sevginin veya bir arada yaşamanın huzurundan yoksun büyüdüğünü biliyorum. babasının kuruluş'un lideri olduğunu, oğlunun cinayetlerini kınayacak yerde onlara alkış tuttuğunu ve warner'ın normal olmanın neye benzediği ile ilgili hiçbir fikri olmadığını biliyorum. benim de yok.
Sayfa 97·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
kenji....
"ayrıca senin ve kent'in şu melankolik hallerinizden en kısa sürede sıyrılmanız gerekiyor," " sorunlarınızla uğraşacak halim de, niyetim de yok. bazen size takılmak hoşuma gidiyor çünkü, eh, kabul edelim ki," " dünya cehenneme dönüyor ve vurulup öleceksem en azından gülmenin nasıl bir şey olduğunu unutmadan ölmek isterim. fakat bu beni senin soytarın da, bebek bakıcın da yapmaz. nihayetinde kent'le olan ilişkinizin yürüyüp yürümediği umurumda bile değil. burada ilgilenmemiz gereken bir sürü mesele var ve içlerinde sizin aşk hayatınız yok. anlaşıldı mı?" "bizimle misin öyleyse?" başımı sallıyorum. "bunu içten söylemeni istiyorum. bizimleysen, tüm benliğinle bizimlesindir. kendine acımak falan yok artık. bütün gün eğitim odasında oturup metal bir boruyu kıramıyorsun diye ağlamak da yok." "bunu nereden bili..." "bizimle misin?" ona "sizinleyim," diyorum. "sizinleyim, söz veriyorum."
Sayfa 68·Kitabı okudu
juli....
kendimi kaybediyorum. ...ve düşünmeyi bile bir kenara bırakırken bir şeyler yapmam, bir şeylere dokunmam gerektiğini hissediyorum; parmaklarımı birleştirip dizlerimi büküyorum ve kolumu geriye atıp yumruğumu yere vurup zemini deliyorum. .... geriye çekilip sağ yumruğumu göğsüme yaslıyor; kendime bir canavar olmadığımı, canavar olmayı istemediğimi insanların canını yakmak istemediğimi insanların canını yakmak istemediğimi insanların canını yakmak istemediğimi kendime anımsatsam da işe yaramıyor. çünkü bu koca bir yalan. çünkü adam'a yardım etmeye çalışırkenki halim doğal halimdi. etrafıma bakıyorum. sonra yere. ne yaptığıma. ve her şeyi yok edebilecek bir güce sahip olduğumu ilk kez anlıyorum.
Sayfa 56·Kitabı okudu
anomoli? sen mucizesin be kızımm
seyrine bakılacak bir şeyim ben, anomaliler içinde bile bir anomali. onca yıldan sonra bu duruma alışmam gerekirdi. daha sert, duyarsız, diğerlerinin ne düşündüğüne aldırış etmeyen biri olmam gerekirdi. bir arada birçok şey olmam gerekirdi. ..... korkuyorum korkuyorum korkuyorum güçlüyüm. ..... "hey, fıstık." kenji. kocaman, yapmacıksız bir gülümseme. :3
Sayfa 31·Kitabı okudu
savaş başlamak üzere.....AAAAAAaaaa
"zamanımız tükeniyor." dedi. zaman tüketebileceğin bir şeymiş, doğumumuzdan kaselere doldurulup elimize tutuşturulmuş da onu çok fazla, çok hızlı veya deniz girmeden hemen önce yersek boşa gider, tükenir, harcanırmış gibi. oysa zaman, bizim sınırlı idrakimizin ötesinde. o sonsuz, bizden bağımsız, ne onun dışına çıkabilir ne de izini kaybedebilir veya ona tutunmanın bir yolunu bulabiliriz. biz yola devam etmesek de zaman işleyişini sürdürür. aslında castle'ın çok vaktimiz var demesi gerekirdi. bana istemediğimiz kadar çok vaktimiz var demeliydi. fakat öyle demedi. çünkü kastettiği hızla işleyenin bizim zaman tik taklarımız olduğuydu. zamanımız son sürat, büsbütün yeni bir yöne doğru bodoslama gidiyor işte. tik tak tik tak tik savaş başlamak üzere.
Sayfa 17·Kitabı okudu