"ayrıca senin ve kent'in şu melankolik hallerinizden en kısa sürede sıyrılmanız gerekiyor,"
" sorunlarınızla uğraşacak halim de, niyetim de yok. bazen size takılmak hoşuma gidiyor çünkü, eh, kabul edelim ki,"
" dünya cehenneme dönüyor ve vurulup öleceksem en azından gülmenin nasıl bir şey olduğunu unutmadan ölmek isterim. fakat bu beni senin soytarın da, bebek bakıcın da yapmaz. nihayetinde kent'le olan ilişkinizin yürüyüp yürümediği umurumda bile değil. burada ilgilenmemiz gereken bir sürü mesele var ve içlerinde sizin aşk hayatınız yok. anlaşıldı mı?"
"bizimle misin öyleyse?"
başımı sallıyorum.
"bunu içten söylemeni istiyorum. bizimleysen, tüm benliğinle bizimlesindir. kendine acımak falan yok artık. bütün gün eğitim odasında oturup metal bir boruyu kıramıyorsun diye ağlamak da yok."
"bunu nereden bili..."
"bizimle misin?"
ona "sizinleyim," diyorum. "sizinleyim, söz veriyorum."