Eski İsrail’in tarihinde olduğu gibi, Amerikan tarihinde de yeninin zaferi siyasi hareketle değil, coğrafi olarak yer değiştirmekle elde edildi. Sahiden de Amerikan tecrübesi, gerçekten başarılı olan tek devrim göçtür demeye itti.
Kitabın başlığı ve genel konusu gerçekten çok dikkat çekici. Böyle bir paradoks olduğu kendi coğrafyamızdan da tecrübe ettiğimiz üzere aşikar. Fakat yazarın özellikle sadece üç devlette sınırlıyarak bu konuyu irdelemesi biraz yetersiz kalmış. Verdiği örnekler kitabın konusunu ve başlığını yeteri kadar yansıtamıyor. Özellikle ulus-devletlerin kurtuluşu için sembol haline gelmiş bir lider olan Atatürk ve kurduğu Türkiye Cumhuriyeti emperyalist güçlere karşı zafer kazanmış nadide bir örnek olmasına rağmen yazar bunun farkında olmayıp gerçek bir devrimci lider olan Atatürk’ü bir diktatör vasfına indirgeyerek bir cümlede bahsetiyor olması tam bir talihsizlik. Beklentimi ne yazıkki karşılamadı…
Yalnızca algılıyabildiğimiz kadarını biliriz. Deneyimlediğimiz her şey, en nihayetinde, algılıyabildiklerimizden ibarettir. Neye baktığın değil, ne gördüğün önemlidir.