Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var, dedi. Bu kütüphanede raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün. Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?
Biliyoruz ki ancak zerre kadar bir bilginin efendisiyiz. Kalan sonsuz büyüklükteki bilinmezliğinse kölesiyiz.
Bizi gökyüzünü seyre dalan bir böcekle mukayese edebilirim. Böcek başını kaldırıp gökyüzüne bakar ve “şu bitki sapına tırmanıyım. Oradan yıldıza yetişebilirim gibi gözüküyor” der. Sabahtan akşama dek tırmanır sonunda en yukarı çıktığında ise tüm çabalarının beyhude olduğunu fark eder. Zemin sadece birkaç adım altındadır ama gökyüzündeki yıldızı hala işe başladığındaki konumu kadar uzaktadır. Üstelik artık daha yukarı tırmanmasını sağlayacak bir yol da yoktur. İnancını kaybeder. Kainatın sonsuz büyüklüğü karşısında hiçbir şey yapamayacağını idrak eder. Böylece tüm umudunu ve mutluluğunu sonsuza dek yitirmiş olur.