Kaosu aşk sanmaktan vazgeç.
Çünkü aşk, ne fırtına ne kaçıştır.
İnsanın özlemi gizlenmek değil, görünür olmaktır,
onuruyla, varlığıyla, yarasıyla.
Aşka yürürken kendine sırt çevirme,
bir başkasında kendini ararken
içindeki çocuğun elini bırakma.
Etrafına bak.
Uyan.
Kırıp döktüklerini yerden topla.
Yüreğini süpür,
kalbini havalandır.
Mama kaplarını doldur;
bir kedinin hırıltısı
bir köpeğin bakışı
insanı tahmin ettiğinden fazla kurtarır.
Çöplerini temizle, hem evinden hem zihninden.
Aslında çok da karmaşık değil.
Tabiatın bir parçası olduğunda
matematiğe de felsefeye de ihtiyacın kalmaz.
Kendi parçanı incitmemeyi öğrendiğinde
içindeki o dalgalı okyanus
bir anda karanlık bir uçurum olmaktan çıkar,
ve belki ilk kez,
yüzmeyi öğrenmeden bile
orada kalabilmenin huzurunu duyarsın.