"İnsan neden başka bir ülkede gördüğü bir kapıdan böylesine etkilenir? İnsan neden bir şehre sokaklarından tramvaylar geçtiği ve orada yaşayanlar evlerine perde asmayı sevmediği için aşık olur? Bu yabancı, küçük önemsiz ayrıntıların böylesine derin duygulara yol açması şaşırtıcı değil aslında; çünkü kişisel yaşamımızda da bizi harekete geçirenler böyle küçük ayrıntılardır. Bir insanın davranışlarındaki çok küçük ayrıntılardır bizi etkileyen: Ekmeğine tereyağı sürüşüne aşık olur ya da giydiği ayakkabıları beğenmeyip ona sinir oluruz. Bu küçük ayrıntıların önemini yadsımak, ayrıntıların taşıdığı anlam zenginliğini tamamen görmezden gelmek anlamına gelir."
"Küçücük bir tabelanın bile bir ülkeden başka ülkeye bunca değişim göstermesi, basit ama hoşa giden bir düşüncenin kanıtıydı: Kendi ülkesinin sınırlarını aştığında farklı niteliklere ve birbirinden değişik uygulamalara tanık oluyordu insan. Yine de farklılığın uyandırdığı haz insana yetmiyor ya da çok kısa sürüyordu. Bir şey daha gerekliydi: söz konusu farklılığın benim ülkemin yapabildiklerinin üzerine çıkması ve ülkemdeki uygulamaları aşması."
"Bu tabelanın bende böylesi büyük bir hayranlık uyandırmasının nedeni, seyahat ettiğime ve başka bir yere geldiğime dair ilk işaret olmasıdır belki. Bu tabela yurtdışının sembolüdür."
"Üzgün olduğumuzda üzgün kitaplar bize teselli veriyordu. Sarılacak ya da sevecek kimsemiz olmadığında da yalnızlık kokan servis istasyonlarına gitmemiz gerekiyordu belki de."