Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin?
Hep böyle içinde bir uzak ışık mı yanar?
Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var,
Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin...
Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında,
Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum,
Bu huzur, bu sessizlik hiç bitmesin diyorum,
En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında...
Hiç yumma gözlerini ışığın eksilmesin,
Gündüzüm, aydınlığım, ipekböceğim benim,
Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim...
Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin,
Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini,
O sakin, o yalansız, o kuytu gözlerini...
Ümit Yaşar Oğuzcan
“Yargısına uğrayacağım Tanrı’nın, “dedi Eduard, yüksek sesle, “ve ona diyeceğim ki: Yaşamımın bir döneminde durup rüzgara baktım, ekin ekmeyi unuttum, coşkuyla yaşamadım, bana sunulan şarabı bile içemedim. Ama günün birinde hazır olduğuma hükmettim ve yeniden işe koyuldum.”