Travmatik olan kısım çoktan yaşanmıştı. Ateşin onu tükettiğini hissetmişti. Yanmanın nasıl bir şey olduğunu biliyordu. Bunu hayal etmemişti. Yaşamıştı.
Sevgiyle güldü ve devam etti:
'gerçek ağaç değildi bunlar, asmaydı. Sen sormadan anlatayım bari: Asmalar, üzüm ağaçlarıdır. Sarmaşık gibi uzanan bir çeşit büyük bağdır bunlar. Bağbozumu zamanı çok güzel olurlar ( Nasıl olduğunu bana anlattı) ve üzümü ezilerek yapılan şarap (yeniden anlattı)'
Konuştukça bana pek çok şeyi en iyi biçimde anlatmayı başarıyordu. Edmundo dayı kadar iyiydi.
'Daha çok anlat,' dedim.
'Hoşuna gidiyor mu?'
'Çok. Elimden gelse, seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.'
'Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?'
'Gider gibi yaparız.'