"Evimiz gittikçe ağırlaştı. Durmadan eşyalar alıyorduk. Başka insanlardan daha çok söz etmeye başlamıştık. Bazı şeyler sabit olmuştu. Bir şey yüzünden kavga edince o şeyin kavga edilen yanını değiştiremiyorduk. Sevinçler ve acılar sabitleşiyiyordu. Tadlar bir zamandan sonra aşırılıklarından dolayı değişiklik verilmeyince, tiksindirici oluyordu."
"...Karşılıklı yıpranıyorduk. Evde soluduğumuz hava da bir şey olmaya başlamıştı. Bir gün ona dikkat kesildim, evdeki havaya. Bana bazen kalkıp bir yerlere gidiyor gibi geldi, öyle gelince de soluk almakta zorluk çektim. Bir zaman, örneğin sıcak odanın kapısı aralık kalınca, işte o zaman, ayaklarımı soğuk yalayınca, ne iş yapıyorsam, kitap okuyorsam onu bırakıyor, ya da onda donuklaşıyor, ağır bir düşünceye dalıyorum. Hava da kendini savunuyordu. Onu bağışlamadım."