·
Okunma
·
Beğeni
·
2.726
Gösterim
Adı:
Hikayeler
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754731392
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Cahit Zarifoğlu`nun Hikayeleri, özellikle İns anlatısı, edebiatımızda kendine özgü, özgün bir çizgidir. Sanatsal olgunun, anlatı türünde bu denli yoğun öne çıktığı nadirdir. Bu tatla okunabilen eser sayısı da sınırlıdır. Şiirin hemen yanıbaşında yer alan öyküleri, şiiri gibi imge yüklüdür. Bu bakımdan Zarifoğlu öyküsü de, şiiri gibi güç anlaşılır. Okundukça intibak edilen ve sevilen bir tarzı vardır.
192 syf.
·18 günde·Beğendi·8/10 puan
“İçimizde yaşayan o, yani, öteki kişi, ‘yalnız kişi’. Ey yalnız kişi. Biliyor musun ben bu çağdan nefret ederim. Etimle, kemiğimle, hücrelerimle nefret ederim…”
***
Bir çoklarımız için hikâye gerek kısa olması gerek romanda olduğu gibi sayfalarca süren yorucu betimlemelere yer vermemesi gibi özellikleri nedeniyle, kolay okunan bir tür gibi anlaşılıyor. Gerçekten de bu anlatı türünde sanatsal olgu biraz daha arka plana itilebiliyor. Fakat sizin hiçbir şairden, hele bir de imgelerle yüklü bir üsluba sahip bir şairden hikayeler dinlediğiniz oldu mu? İşte bu eserde bunu görüyoruz; anlam kapalılığı, imgeler, satırlar arasına gizlenenler… Zarifoğlu hikayesinde tam yetmemiş bir şiirin, ilk çiçeklenişini görüyoruz. Adeta ileriki zamanlarda yazılacak bir şiirin ilk sinyallerini.
Öte yandan bu hikayelerde salt Zarifoğlu’nu okuyoruz. Neden mi? Şöyle söyleyeyim; Değerli yazarımız ne kadar içine kapanık, bulunduğu dünyadan kopuk görünse de tam aksi oldukça özgür ruhlu, ele avuca sığmaz, taşkın, doğulu bir atlı. Yani biz hikayeleri okurken özünde Zarifoğlu’nun bilinçaltını, iç dünyasını okuyor, uzunca bir gezintiye çıkıyoruz.
Hikayelere gelecek olursak: Zarifoğlu hikayesi her biri bir şiirden yontulmuş cümleler oluşumu, her satırda düşündüren aforizmalar bütünü diyebiliriz. Lakin ufak bir pürüz var ki, yazarımız şiirde olduğu gibi bu güzel cümleleri yer yer hikâyeye yedirememiş, pek bir ulu orta bırakmış.
Yazar kişileştirme sanatını dibine kadar kullanmış desek yeridir. Dağı, taşı, ovayı, duvarı, çiçeği, vazoyu hatta harfleri bile konuşturmuş, onlara bir kişilik, değer atfetmiş. Her satırda “Allah’ım bu nasıl bir gözlem, nasıl bir bakış açısı, nasıl bir etraf ile bir olma halidir.” dedim.
Sözün özü, edebiyatın her türünde verdiği başarılı mahsullerle Türk edebiyatına özgün bir soluk getirmiş yazardan otantik serüvenler. Sanat, imge, anlam kapalılığı gibi yöntemlere meraklıysanız çokça seveceğiniz bir eser.
Kitapla kalın…
192 syf.
·7 günde·8/10 puan
Yaşamak kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. Şiirleri kapalı hikayeleri de öyle. Bir Zarifoğlu anlama klavuzu olmalı bence dedim hep okurken. Tekrar tekrar okunmalı, üzerine bolca düşünmeli bir de üzerine birisiyle muhakkak konuşmalı belki biraz daha anlaşılabilir olur böylece. Ya da tüm kitapları okunup iyice tanıdıktan sonra okunmalı Hikayeleri. Bilemedim. Ya da bazı şeyler anlaşılmaz kalmalı hep. Zorlamamalı. Kim bilir.
192 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Cahit Zarifoğlu'nun hikayeleri anlam yonunden cok kapaliydi. Sinirlerinde oldugu gibi hikayeleri de imge yuklu. Bu yuzden cok zor anlasiliyor. Okuyucuyu cok yoruyor ve anlamaya calisirken hic bir sekilde okuma zevki vermiyor.
Zarifoğlu'nun hikayeleri de şiirleri gibi zor anlaşılan türden.. Yazarın kendine özgün , okundukça okura intibak eden bir tarzı var. Kitap toplamda 10 hikayeden oluşuyor. Kitaptaki bütün hikayeleri beğenme ihtimalimiz elbette zor. Benim favori hikayem; anlatımına, yaratıcılığına hayran kaldığım " Zal Tepesine Doğru" oldu. Bu hikayede, Sad, Kaf, Nun, Cem ve Gayn' ın; Zal tepesine tırmanışları ve aralarında geçen diyoglar var. Bu hikayeyi okurken inanılmaz keyif aldım. Arapça harflerden oluşturulan karakterler fazlasıyla yaratıcı.. :)) Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar..
192 syf.
·4 günde·Puan vermedi
İlk üç hikayede çok keyif aldım hikayenin gizemini okura bırakan kitapları kitapları severim sonra bir hikayede koptumr daha da toparlayamadım. Oysa farklı hikayelerdi ama bana hep devammış gibi geldi bu yüzden benim için keyifli bir okuma olmadı ama kesinlikle kitabın iyi olduğunu düşünüyorum farklı bir zamanda belki tekrar denerim
107 syf.
·Puan vermedi
Şair olarak tanıdığımız Cahit Zarifoğlu’nun okuduğum ilk hikaye kitabı oldu. Şair olmasından mı bilmem her satırda imgesel bir şeyler aradım ve ben aramasam bile orada olduklarını bilerek okudum. Şair bir yazarın hikayesini okumak oldukça zevkliydi.
Herkesin kullandığı kelimelerle anlayana bambaşka şeyler anlatam bir yazar.
Dilini ve tarzını çok sevdim. Okurken düşüneyim istiyorsanız mutlaka tavsiye ederim.
188 syf.
·8/10 puan
İnceleme yazmadan önce diğer incelemeleri okuyayım dedim. Hani bir tek ben miyim diye zorluk çeken. Baktım ki herkes aynı dertten muzdarip!

Abdurrahman Cahit Zarifoğlu...

Daha önce böyle bir üslupla karşılaşmadım desem yalan olmaz herhalde. Herhangi bir yazarla/tarzla da kıyaslayamıyorum çünkü kendine has öyle bir üslûp oluşturmuş ki kıyas yapsak abes olacak. Yeri geldi anlayamamaktan başım ağrıdı, yeri geldi anlamaya çalışmadan akışına bıraktım ve gördüm ki bu daha keyifliydi...

Velhasıl-ı kelam, yazdıklarını, içindeki fırtınaların dışa vurmuş hâli olarak telakki edip fazla kurcalamak istemiyorum.

Yine de deneme alanında diğer alanlardan daha anlaşılır bir üslûbu var diyorum..

İyi okumalar..
Selam ve dua ile...
192 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Zarif adamın şiiri nasıl bir derinlikse öykülerinde o derinlikte. Tekrar tekrar dönülerek okunan satırlar, satırlarda ki derinlik. Kendine has anlatım ve derinliğine inilmeden kendini açmayan satırlar. Bambaşka bir anlatım tarzı. Meraklısına tavsiye edilecek bir eser.
İyi okumalar
192 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Cahit Zarifoğlu şiirlerinde olduğu gibi hikayelerinde de kapalı bir dil kullanmış. Anlamak için emek ve uğraş gerektiren çok yönlü yorumlara açık bir kurguya dayalı hikayeler sunuyor bize. Hikayeleri anlaşılmaktan ziyade katharsis kavramının ifade ettiği sanat üretme ve dinginliğe ulaşma arzusunun meyveleri olarak karşımıza çıkıyor...
192 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Yazarın büyük bir şair ve değer olduğu muhakkak. Aynı ünlü #rilke 'nin #maltelauridsbriggeninnotlari 'nda olduğu ve arka kapağında belirtildiği gibi, düz yazıları oldukça zor anlaşılıyor ve tekrarlamak, bazen de ara verip okumak gerekiyor.

Bende de öyle oldu. Kolay bitireceğimi düşündüğüm bu 11 hikaye tam 3 günümü aldı. Ve başlarda tam puan vereceğimi düşündüğüm bu kitap dördüncü hikayeden sonra yavaşlamaya ve anlaşılmaz olmaya yüz tutarken sonlara doğru tekrar ivme kazanmaya , düşündürmeye yöneltti beni.

İlk hikaye #ins tam bir başyapıt. Doğa betimlemeleri ile insan duyguları arasında okuduğum en iyi epik metinlerden diyebilirim. İkinci hikaye #sizigörmeliydim , aşkla örülmüş ve sanatın doruklarında gezinen bir duygu fırtınası. Üçüncü hikaye #savunma 'da, yalnızlık anlatısıyla dolu odayı da çok beğendim. Ardından gelen aşırı mistik ve dini dogmalar içeren bazı hikayelerse gerekli hidayete ermediğimden belki, bunalttı doğrusu(Suçlular-Zal tepesine doğru). Fakat sonlara doğru gelen; boş bir odada aynaya bakan kadının tüm duygularıyla betimlendiği #birşeyvarbelirmiyor ile (en beğendiğim) fakir bir evde soğuk ayaz ile sessizliğin aile fertlerinin bedenlerini ve ruhlarını adeta kemirmesinin anlatıldığı #sessizlik hikayesi insanı nitelikli edebiyatın tadına vardırıyor, inanın...
192 syf.
·7 günde·7/10 puan
Bu kitap üzerine ciddi anlamda şerh yazılmalı. Anlaşılması ne kadar zor olsa da hikayeleri anlamaya çalışmak bir o kadar zevkli. Hikayelerin sonunda olayı anlayacağını ümit ediyorsun ama sonu bir türlü gelmiyor. Bu yüzden de sürükleyici bir kitap.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hikayeler
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754731392
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
Cahit Zarifoğlu`nun Hikayeleri, özellikle İns anlatısı, edebiatımızda kendine özgü, özgün bir çizgidir. Sanatsal olgunun, anlatı türünde bu denli yoğun öne çıktığı nadirdir. Bu tatla okunabilen eser sayısı da sınırlıdır. Şiirin hemen yanıbaşında yer alan öyküleri, şiiri gibi imge yüklüdür. Bu bakımdan Zarifoğlu öyküsü de, şiiri gibi güç anlaşılır. Okundukça intibak edilen ve sevilen bir tarzı vardır.

Kitabı okuyanlar 361 okur

  • İKRA
  • Gizem Arslan
  • sema yılmaz
  • Mehmet Adıgüzel KERTMEN
  • Şevval Kaynar
  • B• بشرى
  • Banu
  • umut
  • zehrâ
  • Feyza Nur AKPINAR

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5.6
13-17 Yaş
%8.3
18-24 Yaş
%27.8
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%5.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60.9
Erkek
%39.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.9 (22)
9
%14.1 (12)
8
%30.6 (26)
7
%15.3 (13)
6
%5.9 (5)
5
%3.5 (3)
4
%1.2 (1)
3
%2.4 (2)
2
%1.2 (1)
1
%0