Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
192
Basım Tarihi:
2017
İlk Yayın Tarihi:
2004
Yayınevi:
Beyan Yayıncılık
ISBN:
9789754731392
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2023 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2023 12:38
İnsan psikolojisini tanımlayan, beni her yazdığıyla derin düşüncelere daldıran, herkesin farklı anlamlandıracağı felsefi hikâyelerin çoğunu beğendim. Okurken yeri gelecek sessizliğe bürünüp yalnız kaldığınızı hissecek, hüzünlenecek, korkacaksınız, bazen de doğanın eşsiz büyüsüne kapılıp gizemli vadilere, en büyük cesametteki ağaçların bulunduğu ormanlarda yolculuğa çıkacaksınız. Çok fazla yazım hatası olması dikkatimi çekti ancak imgeli anlatımı ve şiirsel dilini çok sevdiğim için okuma hızımı kesmedi, betimlemeler gözümü boyadı diyelim :) yalnız bu durumun bir çok okuru rahatsız edeceğini düşünüyorum. Cahit Zarifoğlu ♡ Tarzını beğenmeyen, anlamakta zorlanan olabilir ama kendine has üslubu ve özgün eserleriyle benim gönlümde yeri çok ayrı. Yine okumaktan pişman olmadığım, keyif aldığım bir okumaydı. Yazarın kalemiyle henüz tanışmadıysanız, şiirlerinin derinliklerine muhakkak inmenizi tavsiye ederim. İnanın tadına doyamayacaksınız. ♡ Şimdiden keyifli okumalar.
HikayelerCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 20171,011 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2024 32. kitabı
Bir mumdu şairin ruhu. Bir ruh terlemesiydi şiir. Mumun gövdesini saran erimeydi kelimeler. Şiir değil hikayeydi menzil. Şiir gibi kesik değil, nesir gibi yalın değil. Yanan mumun üşümesi gibi şiir, titreyen alevin yalımları gibi hayal ve mumun dibinde biriken bakiye gibi varlık tortusuydu hikayeler. Ateşe dair hikayeyi ateşi yakanamı yoksa muma mı sormak lazım? Mum kendini "uyandıran"a dair anlatıyordu. Ve biz okuyucular geçmiş bir ateşin, sönmüş bir mumun kokusunu duymaya çalışıyorduk okurken. İranlılar bugün dahi ateşi söndürmek için "hâmûş" kelimesini kullanırlar. Mevlevîlerde de susturmak ve uyandırmaktır mumu yakıp söndürmeye dair fiiller. Şair ilahî bir mumdur belki, Yed-i Kudret uyandırır şair ruhunu... Ve susturur bir zaman sonra... Ama kokusu kalır geride... Kelimeler bazen ateştîn olur, Şeyh Galip Hüsn'ü mumdan gemi ile ateş denizinin üzerinde yürütür. Bazen harfler birer kıvılcımdır ateşler doğuran. Sad, Nûn, Kâf... Kokularından tanımak gerek bazen harfleri, sesleri yanıltıcı olabilir zira... Bazen yazarken anlaşılmak kaygısı duyarım. Acaba karalayıp da bıraktığım satırların başka bir sînede karşılığı var mıdır? Çoğu zaman anlaşılmayacağını hissettiğim cümleler satır dışı kalır. Bir ağrı veya bir acı gibidir anlatmaya çalıştığım şey, bir süre sonra anlatmaya çalıştığım şeyi anlatamadığımı fark edince başka bir ağrıyı hissederim. Anlatamamak ağrısı. Bu da geçer ya Hû! Ama aklımın lif lif ayrıldığını ve delilik sınırına yaklaştığımı hissederim bu defa. Samimiyet bu noktada zorlar beni. Yazmamak veya yazamamak samimiyetmiş gibi gelir bana... Yazmış olmanın günahı rahatsız etmeye başlar artık. Yazmak bir tereddüttür, yakmak çare. Edebiyat yazılanla yakılan arasında mıydı? Birçok okur gibi ben de anlamakta zorlandım. Belki anlayamadım. Ama Zarifoğlu
HikayelerCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 20171,011 okunma
Sen şiirlerinle güzelsin.
Puan vermedi·192 syf.··
2019 58. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2019 13:09
Cahit Zarifoğlu'nun hikayeleri anlam yonunden cok kapaliydi. Sinirlerinde oldugu gibi hikayeleri de imge yuklu. Bu yuzden cok zor anlasiliyor. Okuyucuyu cok yoruyor ve anlamaya calisirken hic bir sekilde okuma zevki vermiyor.
1000Kitap
HikayelerCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 20171,011 okunma
Puan vermedi
Zarifoğlu'nun hikayeleri de şiirleri gibi zor anlaşılan türden.. Yazarın kendine özgün , okundukça okura intibak eden bir tarzı var. Kitap toplamda 10 hikayeden oluşuyor. Kitaptaki bütün hikayeleri beğenme ihtimalimiz elbette zor. Benim favori hikayem; anlatımına, yaratıcılığına hayran kaldığım " Zal Tepesine Doğru" oldu. Bu hikayede, Sad, Kaf, Nun, Cem ve Gayn' ın; Zal tepesine tırmanışları ve aralarında geçen diyoglar var. Bu hikayeyi okurken inanılmaz keyif aldım. Arapça harflerden oluşturulan karakterler fazlasıyla yaratıcı.. :)) Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar..
1000Kitap
HikayelerCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 20171,011 okunma
8/10
·192 syf.··
2018 467. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2018 19:12
Yaşamak kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. Şiirleri kapalı hikayeleri de öyle. Bir Zarifoğlu anlama klavuzu olmalı bence dedim hep okurken. Tekrar tekrar okunmalı, üzerine bolca düşünmeli bir de üzerine birisiyle muhakkak konuşmalı belki biraz daha anlaşılabilir olur böylece. Ya da tüm kitapları okunup iyice tanıdıktan sonra okunmalı Hikayeleri. Bilemedim. Ya da bazı şeyler anlaşılmaz kalmalı hep. Zorlamamalı. Kim bilir.
Şiir
HikayelerCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 20171,011 okunma
Dikkat, kitap aşırı miktarda Zarifoğlu içerir!
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 23:32
“İçimizde yaşayan o, yani, öteki kişi, ‘yalnız kişi’. Ey yalnız kişi. Biliyor musun ben bu çağdan nefret ederim. Etimle, kemiğimle, hücrelerimle nefret ederim…” *** Bir çoklarımız için hikâye gerek kısa olması gerek romanda olduğu gibi sayfalarca süren yorucu betimlemelere yer vermemesi gibi özellikleri nedeniyle, kolay okunan bir tür gibi anlaşılıyor. Gerçekten de bu anlatı türünde sanatsal olgu biraz daha arka plana itilebiliyor. Fakat sizin hiçbir şairden, hele bir de imgelerle yüklü bir üsluba sahip bir şairden hikayeler dinlediğiniz oldu mu? İşte bu eserde bunu görüyoruz; anlam kapalılığı, imgeler, satırlar arasına gizlenenler… Zarifoğlu hikayesinde tam yetmemiş bir şiirin, ilk çiçeklenişini görüyoruz. Adeta ileriki zamanlarda yazılacak bir şiirin ilk sinyallerini. Öte yandan bu hikayelerde salt Zarifoğlu’nu okuyoruz. Neden mi? Şöyle söyleyeyim; Değerli yazarımız ne kadar içine kapanık, bulunduğu dünyadan kopuk görünse de tam aksi oldukça özgür ruhlu, ele avuca sığmaz, taşkın, doğulu bir atlı. Yani biz hikayeleri okurken özünde Zarifoğlu’nun bilinçaltını, iç dünyasını okuyor, uzunca bir gezintiye çıkıyoruz. Hikayelere gelecek olursak: Zarifoğlu hikayesi her biri bir şiirden yontulmuş cümleler oluşumu, her satırda düşündüren aforizmalar bütünü diyebiliriz. Lakin ufak bir pürüz var ki, yazarımız şiirde olduğu gibi bu güzel cümleleri yer yer hikâyeye yedirememiş, pek bir ulu orta bırakmış. Yazar kişileştirme sanatını dibine kadar kullanmış desek yeridir. Dağı, taşı, ovayı, duvarı, çiçeği, vazoyu hatta harfleri bile konuşturmuş, onlara bir kişilik, değer atfetmiş. Her satırda “Allah’ım bu nasıl bir gözlem, nasıl bir bakış açısı, nasıl bir etraf ile bir olma halidir.” dedim. Sözün özü, edebiyatın her türünde verdiği başarılı mahsullerle Türk edebiyatına özgün bir soluk
1000Kitap
HikayelerCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 20171,011 okunma
Hikâyeler
8/10
·188 syf.·
2019 14. kitabı
İnceleme yazmadan önce diğer incelemeleri okuyayım dedim. Hani bir tek ben miyim diye zorluk çeken. Baktım ki herkes aynı dertten muzdarip! Abdurrahman Cahit Zarifoğlu... Daha önce böyle bir üslupla karşılaşmadım desem yalan olmaz herhalde. Herhangi bir yazarla/tarzla da kıyaslayamıyorum çünkü kendine has öyle bir üslûp oluşturmuş ki kıyas yapsak abes olacak. Yeri geldi anlayamamaktan başım ağrıdı, yeri geldi anlamaya çalışmadan akışına bıraktım ve gördüm ki bu daha keyifliydi... Velhasıl-ı kelam, yazdıklarını, içindeki fırtınaların dışa vurmuş hâli olarak telakki edip fazla kurcalamak istemiyorum. Yine de deneme alanında diğer alanlardan daha anlaşılır bir üslûbu var diyorum.. İyi okumalar.. Selam ve dua ile...
Edebiyat
HikayelerCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 20171,011 okunma
Puan vermedi
Bu adamın kalemini, kelimeleri düşünmeyi çok severim. Ama hikayeler kitabını okurken bi insan düşüneceği her türlü metaforu düşündüm, yine anlamadım. Bu kitabı Allahtan başkası anlamasın diyerek yazmış olabilir.belki. keşke bu dünyada, bu konu hakkında konuşabilseydi :/
Edebiyat
HikayelerCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 20171,011 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2020 89. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2020 21:02
İlk üç hikayede çok keyif aldım hikayenin gizemini okura bırakan kitapları kitapları severim sonra bir hikayede koptumr daha da toparlayamadım. Oysa farklı hikayelerdi ama bana hep devammış gibi geldi bu yüzden benim için keyifli bir okuma olmadı ama kesinlikle kitabın iyi olduğunu düşünüyorum farklı bir zamanda belki tekrar denerim
Edebiyat
HikayelerCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 20171,011 okunma
Puan vermedi·107 syf.·
2020 42. kitabı
Şair olarak tanıdığımız Cahit Zarifoğlu’nun okuduğum ilk hikaye kitabı oldu. Şair olmasından mı bilmem her satırda imgesel bir şeyler aradım ve ben aramasam bile orada olduklarını bilerek okudum. Şair bir yazarın hikayesini okumak oldukça zevkliydi. Herkesin kullandığı kelimelerle anlayana bambaşka şeyler anlatam bir yazar. Dilini ve tarzını çok sevdim. Okurken düşüneyim istiyorsanız mutlaka tavsiye ederim.
Edebiyat
HikayelerCahit Zarifoğlu · Beyan Yayıncılık · 20171,011 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Cahit ZarifoğluYazar · 35 kitap
Abdurrahman Cahit Zarifoğlu, Türk şair, yazardır. Aslen Kahramanmaraşlı'dır. 1940 yılında Türkiye'nin başkenti Ankara'da doğmuş olan şairin çocukluğu Kahramanmaraş'ta geçmiştir. Edebiyata, Kahramanmaraş Lisesi'nde iken şiir ve kompozisyon yazarak başlamış, lise sonrasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünde okumuş ve buradan mezun olmuştur. Öğrenciliği sırasında çalışmak zorunda kalınca, sayfa sekreteri olarak çalışmış yine bu dönemde Diriliş Dergisinde çeşitli şiirleri yayımlanmıştır. 1976'dan sonra, kurucularından olduğu, Mavera Dergisinde şiirleri, birkaç hikâyesi, senaryo çalışmaları, günlükleri ve "Okuyucularla" ismini verdiği sohbetleri yayımlanmıştır. Değişik zamanlarda ilkokul öğretmen vekilliği ve Almanca öğretmenliği yapmasının yanı sıra, Mavera Dergisi'ni çıkartmaya başladığı süreçte TRT Genel Müdürlüğü'nde mütercim sekreter olarak da görev almıştır. 1987 yılında vefat etmiştir. Mezarı Beylerbeyi'ndeki Küplüce mezarlığındadır. “Yedi Güzel Adam” adıyla anılan isimler Türk edebiyatına damga vuran Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Mehmet Akif İnan, Alaeddin Özdenören ve Ali Kutlay'dır. Yolları Kahramanmaraş'ta kesişen 7 Güzel Adam'ın eğitim gördüğü 169 yıllık tarihi Maraş Lisesi 2019 mart ayında müzeye çevrilmiştir.