Bugün çok şey duyuyoruz, ancak başkalarını dinleme, onların dillerine ve acılarına kulak verme yeteneğini giderek daha çok yitiriyoruz. Bugün herkes bir şekilde kendisiyle, kendi acılarıyla, kendi kaygılarıyla baş başadır.
Gelecekte, muhtemelen dinleyici olarak adlandırılan bir meslek olacak. Belirli bir ücret karşılığında ötekine kulak verecek. Kişi, dinleyiciye, artık ötekini dinleyen kimse kalmadığı için gidecek. Bugün, dinleme yetimizi daha da çok yitirmekteyiz. Her şeyden önce, egoya artan odaklanma, toplumun narsistleşmesi dinlemeyi zorlaştırıyor.
Günümüzün hiper-iletişimi, gerçekten söylenmeyi hak eden şeyleri söylemeyi mümkün kılan suskunluğun ve yalnızlığın özgür alanlarını bastırır. Sessizliğin asli biçimde ait olduğu dili bastırır. Dil bir sükûttan yükselir.