''Derin'' diye tabir edilen kişiliği olan insanlar tehlikeli. Size söylüyorum, tehlikeli. Böyle şahıslar her şeyi kavramaya çalışmaktan, kendilerine büyük gelen hislerinin dizginlerini kopara kopara at sürmekten dolayı hayata farklı bir noktadan bağlanırlar. Gerçi her insan farklı olduğu için her insanın da bağlanış biçiminde ufak olsun büyük olsun farklılıklar var. Yani özünde her insan hayata farklı bağlanır. Sinaps farkıyla. Bağlanmayı ve bdsm'yi geçecek olursak eğer bu insanlar neden tehlikelidir ve hangi durumlarda tehlikelidir? Bir, iki ses deneme! Sevgiliniz, flörtünüz, arkadaşınız, kocanız, karınız, ebeniz, gassalınız, şaka şaka. Eğer çok önem verdiğiniz bir yakınınız ise tehlikelidir. Çünkü bu kişiler oynamayı severler. Dalga geçmeyi severler. Ciddiye alma konusunda kendilerinde bir seçici geçirgen durum oluşmuştur ve bu insanlar için de geçerlidir. İnsanları ciddiye almazlar. Daha doğrusu çoğunluğunu ciddiye almazlar. Size karşı ''daha az tehlikeli'' hale gelebilmesi için sizde ciddiye alınmaya değer bir şeyler görmesi gerekir. Ve böyle kişilerin ''ciddiye alınmaya değer'' tanımları genelde nesli tükenme tehlikesi altında olan şeyleri kapsar. Fazla nadirdir. İşin aslında o da bir illüzyondur da... Neyse, oraya şimdi girmeyeceğim. Bu kişiler sizi ciddiye alınmaya değer görmese bile size karşı kaba davranmazlar. Aksine baya iyi davranırlar, yardımcı olurlar, anlarlar ve dinlerler. Hatta o kadar ilgilidirler ki ''ciddiye alındığınızı'' bol keseden hissedersiniz... Arka planda ise işler öyle yürümüyordur. Sizin ihtiyaç duyduğunuz şeyleri size bakıp özenle seçtikten sonra bunları size parça parça verirler. Bazense parça parça olmaz bu durum. Aç ve neredeyse ölecek bir kurtun önüne bir koyunu özenle parçalayıp bırakırlar. Kendinizi o kurtun yerine koyun.
Sabah kuşağı programlarından öğrendiklerim
BDSM'de güvenli kelimenin önemi, ekolojik denge, eşin boş beleş pezevenklere kaçması, ayıların omnivor oluşu, MİLFler ve İstanbul Bienalinin intihale bakış açısı...
şimdi dm BDSM'li andavallarla dolusacak

forrrpsy

@forrrpsy
·
arkadaş çevrem neden bu tarz okuma yapıyorsun diyor. uzun uzun açıklamak yerine çünkü mazoşistim ben diyorum.
ecmel dayım nato ve debh
Benim dayım dehb olmamasına rağmen odaklanmak için bu ilaclardan kullanıyordu ... ecmel dayım eskiden nato üssünde f 16 pilotuydu çok sosyal adam her türlü ortamı hazırlar sürdürür bir gün projeksyon alıyor arkadaşlara ortam kuruyor koğusa film izlemek için her sey şahane giderken üst komutanı geliyor dayımın sosyalliğini kıskaniyor haliyle projeksyonu aldığı gibi yere calıyor projeksyon 4 parça tabi ecmel dayım gururlu adam ertesi gün istifa ediyor erikliye yerleşti tekel acti daha sonra... iki köpeği var tufan ve kayra (kayra tüp bebek) tekel işide iyi gitmedi boş duran adamı şeytan dürter online bahis ve bdsm işlerine bulaştı haliyle elde avuçta ne varsa sattı savurdu en son dededen kalma 14 dönüm bağ vardı hisseli kardesler arasında onu sattı tacikistana gitti insaat işi icin orda da hacı uyuzu kapmış sürekli kaşınıyor çare bulamadı bir türlü kaşınmak zaten zor bide gurbet olunca dayanamadı memlekete geri dôndü dönerken taciksitanda ona yoldaşlık eden bu baybike hanımı ve kedisini getirdi kedinin adı efe şimdi köyde hep birlikte yaşıyorlar geçimini 3d yazıcıyla nal basarak sağlıyor nalbantlık yapıyor
Yoktum, filhakika Manastırlı Salih Paşa'yı Tebriz'de tebriğe gitmiştim. binaenaleyh kendisi ve kedisi çok mesud oldu. Ordan birlikte yeni cereyan eden bdsm barına gitmiştik
Gündüzleri de karanlığa ihtiyacım oluyor.
Kendi Kalemimden!
"Zincirler ve ipler arasında örülmüş bu 'tehlikeli' oyunun kalbinde, belki de modern ilişkilerin unuttuğu en kadim şey yatıyor: Sınırsız güven ve kesintisiz iletişim. 🔗 Bu, şiddetin değil, şefkatin dilidir." Zincirlerdeki Özgürlük: BDSM'nin Psikolojik ve Duygusal Arkeolojisi #GüvenOyunu BDSM denildiğinde zihinde canlanan ilkel imgeler – kırbaçlar, bağlar, acı – onu anlamanın önündeki en büyük engel. Çünkü BDSM, fiziksel olanın değil, psikolojik ve duygusal olanın en sofistike sahnesidir. Sahne ışıkları, en derindeki arzularımızın, korkularımızın ve güven ihtiyacımızın üzerine düşer. Yanlış 1: "Bu Bir İşkence veya Şiddet Biçimi" ❌ Gerçek: Bu, En Yoğun Konsensüs ve İletişim Biçimi ✅ BDSM'nin altın kuralı S.S.C.'dir: "Güvenli, Makul ve Rıza Gösterilmiş" (Safe, Sane and Consensual). Bu bir oyunun kuralları değil, bir birliğin anayasasıdır. Buradaki her dokunuş, her fısıltı, her "dur" kelimesi, önceden belirlenmiş sınırların içinde, iki (veya daha fazla) özerk bireyin özgür iradesiyle gerçekleşir. Bilimsel araştırmalar, net sınırlar ve güven üzerine kurulu bu yapının, partnerler arasında olağanüstü bir duygusal bağ ve iletişim köprüsü kurabileceğini gösteriyor. #RızaKutsaldır #Sınırlar Yanlış 2: "Sadece Acı Seven 'Anormal' İnsanlar İçin" ❌ Gerçek: Bu, Nörokimyasal Bir Yolculuk ve Zihinsel Özgürleşme ✅ Evet, fiziksel uyarım endorfin ve opioid salgılatır, bu da bir tür "coşku" (euphoria) hali yaratır. Ancak asıl büyüleyici olan, kontrollü bir şekilde "vazgeçme" eylemidir. Dominasyon/itaat dinamiklerinde, "itaat eden" kişi, kontrolü güvendiği birine devrederek zihnindeki gürültüden, günlük hayatın stresinden ve sonsuz karar yükünden bir süreliğine özgürleşir. Bu, bir zayıflık değil, derin bir güvenle beslenen bir zihinsel arınma ve "akış" (flow) halidir. Psikolojide buna
Cinsellik