9/10
·240 syf.··
2026 60. kitabı
Kitap Yorumu : Küçük Yabancı / Leigh Rivers Özet; Olivia ve Malachi’nin ortak bir noktası vardır: İkisi de çocukluklarında şiddet, istismar ve ihmalin içinde büyümüş, daha sonra ailelerinden alınarak evlatlık verilmiş çocuklardır. Hayat onları Vize ailesinin çatısı altında bir araya getirir. O sırada Olivia yedi, Malachi ise sekiz yaşındadır. Olivia yeni hayatına uyum sağlamaya, aile olmanın ve kardeşlik bağlarının ne demek olduğunu öğrenmeye çalışırken Malachi için durum biraz farklıdır. Malachi’nin dünyasında insanların çok fazla yeri yoktur. Hatta çoğu zaman kimseye yer yoktur. Tek bir kişi hariç… Olivia. Yaşadığı travmalar nedeniyle konuşamayan Malachi, işaret diliyle iletişim kurmaktadır. Yıllar geçtikçe sessizliği azalsa da karakterinin karanlık tarafları daha görünür olmaya başlar. On beş yaşına geldiğinde kendisine Antisosyal Kişilik Bozukluğu teşhisi konulur. Ailesi onun Olivia’ya karşı geliştirdiği saplantılı bağlılığın farkındadır ve ikisini birbirinden uzak tutmaya çalışır. Fakat bu neredeyse imkânsızdır. Çünkü Malachi yalnızca Olivia’yı seven biri değildir. Onun etrafında dönüp duran, onu koruyan, sahiplenen ve gerekirse yalnızca kendisine kalması için çevresindeki insanları hayatından çıkarabilecek kadar takıntılı bir karakterdir. Ancak Olivia da göründüğü kadar masum değildir. İçinde yıllardır sakladığı, insanların yargılayacağı ve anlamakta zorlanacağı arzuları vardır. Onları birbirine bağlayan şey yalnızca geçmişleri değil, karanlık taraflarını birbirlerinde bulmalarıdır. Yorum; Bu kitabı satın aldığımda serinin ilk kitabı olduğunu bilmiyordum. O yüzden biter bitmez ikinci kitabı da sipariş ettim. Öncelikle şunu söylemek gerekiyor; Kitap yoğun şekilde smut ve BDSM içeriyor.Bu yüzden herkese hitap edecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum.
Küçük YabancıLeigh Rivers · Koronis Yayınları · 2025389 okunma
5/10
·182 syf.·
2026 97. kitabı
Serinin son kitabı ve olay - bağlam açısından baya gelişim vardı. Ama Bazı sahneler gereksizdi. Yani rıza konusunda bence sınırın dışında bir şeydi. Kabul edilemez. Kız sonradan kabule dip hatta hoşuma gitse bile başta olan baya tecavüzdü. Bunu eklemesine gerek yoktu. Bdsm fantezisinin de bir sınırı var. Bunu gereksiz buldum.
Edebiyat
My Masked ShieldArden Hart · Independently published · 03 okunma
Puan vermedi·576 syf.··
2026 30. kitabı
Grinin Elli Tonu, yüzeyde tutkulu bir ilişkiyi anlatıyor gibi görünse de aslında gücün, arzunun, kontrolün ve teslimiyetin birbirine nasıl karıştığını kurcalayan bir hikâye. Anastasia Steele’in Christian Grey ile karşılaşması, klasik bir aşk başlangıcından çok, insanın kendi sınırlarını ilk kez bu kadar yakından görmesi gibi ilerler. Bir yanda tecrübesiz, meraklı ve duygularıyla hareket eden Ana vardır; diğer yanda karanlık geçmişini soğuk bir disiplinle saklayan, her şeyi kontrol etmek isteyen Christian. Aralarındaki çekim sadece fiziksel değildir; asıl kıvılcım, birbirlerinin kapalı odalarına duydukları tehlikeli meraktan çıkar. Romanın atmosferi, baştan sona bir yaklaşma ve kaçma oyunuyla kurulur. Christian, Ana için hem cazibeli hem ürkütücüdür; Ana ise Christian’ın düzenli, keskin ve duvarlarla çevrili dünyasına beklenmedik bir çatlak gibi girer. Bu ilişkiyi çarpıcı yapan şey, sadece tutku değil, o tutkunun etrafındaki pazarlık hâlidir: Kim ne kadar yaklaşacak, kim ne kadar izin verecek, kim kendi sınırını koruyacak? Metin burada aşkı pamuklara sarmaz; arzuyu daha gölgeli, daha riskli, daha kontrolsüz bir alana taşır. Bu yüzden hikâye, okura romantik bir masaldan çok, kapısı yarı açık bırakılmış yasaklı bir oda hissi verir. En dikkat çekici tarafı, Christian’ın gücüyle Ana’nın kırılganlığı arasındaki dengesizliktir. Christian her şeyi yönetmek ister; bakışları, mesafeyi, zamanı, hatta duygunun nereye kadar ilerleyeceğini bile. Ama Ana’nın varlığı bu soğuk planı bozar. Çünkü bazı insanlar hayatımıza düzen getirmez, düzenimizin aslında ne kadar yapay olduğunu gösterir. Ana, Christian’ın dünyasına girdikçe onun cilalı yüzeyinin altında yaralanmış, korkmuş ve sevgiyi kontrol ederek anlamaya çalışan bir adam olduğunu fark eder. Bu eser, edebi derinliği tartışmalı
Aşk
Grinin Elli TonuE. L. James · Pegasus · 201311,5bin okunma
8/10
·464 syf.··
2026 41. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 15:38
“Zehirli bir dünyanın içinde dolanıp duruyorsunuz.” Grange yine şaşırtmadı ve yine harika bir kitap yazmış. Ancak dürüst olmak gerekirse, diğer Grange kitaplarına kıyasla bir tık daha sönük kaldığını düşünüyorum. Tabii bu, kitabın kötü olduğu anlamına gelmiyor. Söz konusu Grange olunca ortaya çıkan eserlerin belli bir standardın çok üzerinde olduğu zaten tartışılmaz. Ölüler Diyarı'nda da yazar, alışık olduğumuz şekilde nefes kesici bir ters köşeyle beni yine şaşırtmayı başardı. Hikâye, bir striptiz kulübünde çalışan kadının sadomazoşist yöntemlerle bağlanıp vahşice öldürülmesiyle başlıyor. Olayı Dedektif Corso araştırıyor fakat mesele tek bir cinayetle sınırlı kalmıyor. Çok geçmeden birbirine benzeyen, BDSM temalı bir dizi cinayet ortaya çıkıyor ve olaylar giderek daha karanlık bir hâl alıyor. Grange kitaplarında en sevdiğim şeylerden biri, diğer birçok polisiye yazarının yaptığı gibi polisliği kusursuz ve kutsal göstermemesi. Polislerin yeri geldiğinde ne kadar ileri gidebildiğini, hatalarını ve karanlık taraflarını da oldukça gerçekçi bir şekilde yansıtıyor. Bu da hikâyeyi çok daha inandırıcı kılıyor.Kitapta striptiz kulüpleri ve BDSM teması önemli bir yer tuttuğu için bazı sahneler bazı okuyucuları rahatsız edebilir. Bu yüzden okumayı düşünenlerin bunu göz önünde bulundurarak başlamasını tavsiye ederim. Bir de Philippe Sobieski... Ne kadar iğrenç bir karaktersin sen öyle! Uzun zamandır bir karakterden bu kadar rahatsız olmamıştım. Okurken gerçekten tahammül etmekte zorlandım. Polisiye ve gerilim sevenlere kesinlikle tavsiye ederim. Ancak Grange okumaya başlamak isteyenler için ilk tercih edeceğim kitaplardan biri olmaz. Yazarın çok daha güçlü başlangıç kitapları olduğunu düşünüyorum.
Ölüler DiyarıJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20193,994 okunma
2/10
·256 syf.··
2026 42. kitabı
Kitap bildiğin "The Bond That Tie" serisinin çakması. Yazar o seriyi okuyunca bende yazayım ama benimkinden ejderhalar olsun bir de yanına bdsm serpiştireyim demiş. Kişilerin bir karakteri yok. Önceki gün soğuk olan bir anda aksi yöne dönüyor. Olaylar düzgünce olmuyor. Hele duygular asla yok. 2 günde adamların söylediği her şeye tamam diyor, onların evine gidiyor. Bunları da "içimdeki ses" diyerek savunuyor. Çok saçmaydı harbiden başta dediğim serisinin çakması. Ama en azından o seride kız direkt erkeklerin kucağına atlamıyordu ve duygular güzeldi. Üstüne ben artık kadin karakterin ya hiç ya da az ilişkileri olmuşken erkeklerin her türlü boku yemiş olma olayından bıktım. Yetmezmiş gibi kızın yaşı 19 en büyük erkek karakter ise 32 yaşında. Yani deneyim farkı o kadar fazla ki insan rahatsız oluyor. Çok merak ettiyseniz The bond that tie serisini okuyun pek fark yok zaten, en iyisi orjinali okuyun.
Korların AlacakaranlığıTessa Hale · Nox Yayınları · 202691 okunma
10/10
·228 syf.··
2026 17. kitabı
Çok farklı bir kitabın yorumuyla karşınızdayım ama yoruma geçmeden önce kitabın LGBT GAY VE BDSM unsurları içerdiğini söylemekte fayda var. Bu temalardan rahatsız oluyorsanız BURADAN KOŞARAK UZAKLAŞIN ve saçma sapan yorumlar yapmayın!!! Şimdi, kendi yorumlarımı söylemeden önce kitabın konusundan biraz bahsedip sonra duygularımı anlatayım. Kitaptaki ana karakterimiz Jackson bir köpek eğitmeni ve kız kardeşi onun işini büyütmek için reklam hazırlıyor ancak bu reklamı hazırlarken kendi smut içerikli yazdığı kitapları ile karıştırarak reklamda yavru köpek arayan efendi/usta varmış gibi bir pano hazırlıyor ve Jackson’ın mail adresini paylaşıyor. Bu bahsettiğim şey BDSM’nin bir alt rolü. Yavru köpek oyunu, pet play ya da puppy play olarak geçebiliyor. Ona mesaj atanlar da haliyle kendisine efendi arayan yavru köpek rolünde olan insanlar. Jackson hepsine dönüş yaparak bir yanlış anlaşılma olduğunu söylüyor ancak bir mail var ki dikkatini çok çekiyor ister istemez kendisini yazan kişiye çekilirken buluyor daha doğrusu kişilere diyeyim çünkü o mailde aslında iki yavru köpek var. Sawyer ve Cooper. İkisi dahillerinden yana yaralı ve birbirlerini bulup sevip aşık olmuşlar sevgililer. İkisi de yavru köpek olduğunu kabullenmiş fakat artık aralarında bir üçüncü kişi bir efendi almak istiyorlar. Ve Jackson onlar için en ideal aday. Cooper tam bir yaramaz ve cezalandırılma sevdalısı kıpır kıpır kıpır çok hareketli. Sawyer ise daha sakin ağır başlı ama o da en az Cooper kadar bir efendinin özlemiyle dolu Yanlış anlaşılmadan sonra çok üzülüyorlar ama bir şekilde üçlü arasındaki konuşma devam ediyor. Kitap Slow Burn. Oldukça yavaş ilerliyor. Ama bu sizi sıkmıyor sanki işleyişin böyle olması gerekiyormuş gibi bir hissiyat alıyorsunuz. Ben üçlünün uyumuna bayıldım Cooperı da Sawyerı da
İnceleme
The Accidental MasterM. A. Innes · Independently Published · 20181 okunma
Beni Geride Bırak / K. M. Moronova
Puan vermedi·416 syf.··
2026 20. kitabı
Karakterler; * Bradshaw: Lakabı Bones. Ölüm tanrısı olduğuna dair söylentilerin olduğu karanlık operasyon elemanı. * Nellie: Lakabı Bunny, gerçek adı Penelope Gallows. Azrail diye tanıyanlar bile vardır. Uzak mesafe keskin nişancısı ve elinden kurtulan yok. & Özet; •• Devletin gizli eliyle karanlık işlerin yaptırıldığı, kimsenin varlığından haberdar olmadığı yeraltı ekipleri: Malum Timi, Hades Timi ve Riøt Timi. Beş yıl önce yaşanan bir saldırı ve pusuda, Malum Timi ekip arkadaşlarından birini, Bones'in sağ kolu olan Abrahm'ı kaybeder. Aynı saldırida Riøt Timi'nde Gallows dışında herkes ölür. Timin yaşayan tek insanı odur. Herkes saldırı için diğer timi suçlarken, gerçek aslında çok daha başkadır... Nell, Riøt Timi'nin kaybından 2 yıl sonra yeni görevle tekrar bir timde yer alır. Uçakta tanıştığı yakışıklı biriyle, kendini tamamen hayata kapatmadan önce bir gecelik eğlence ister... ••Ama o kişi, yeni timinde karşılaşmaktan bile korktuğu kişi çıkar: Bones. Nell'in hayatta kalan tek kişi olması ve timler arası düşmanlık, Malum Timi'nin onu kabul etmemesi ve pes ettirmek için her şeyi yapmasına neden olur. Yorum; * Kitabın başındaki uyarı metni kesinlikle göz önünde bulundurulmalı. Smut sahneler daha çok #bdsm mantığıyla yazılmış ve bu çoğu kişiye ağır gelebilir. Nefretten aşka dönen bir ilişki var ama nefret varken bile aralarındaki cinsel çekim surekli hissediliyor. Spoiler almadan okumuştum ama kurgu netleşince sonundaki sürprizi tahmin edebildim ve tuttu. Buna rağmen; insanların bir amaç ugruna çabalaması, yaşamlarını planlamaya çalışmaları ve "insan gibi hissetmek istedikleri anlar" çok iyi yansıtılmıştı. Tam anlamıyla çerezlik bir kitap, okuma hızına göre 2 günde bile bitebilir. E Mutlu sonla bitmesi ve son sahnedeki üzücü kaybın tersine dönmesine ayrıca
Beni Geride BırakK. M. Moronova · Pukka Yayınları · 2025489 okunma