Thornfield Estates’te her şey pahalıdır. Evler, arabalar, yüzükler… ve sırlar.
Jane’in bu siteye ait olması için hiçbir nedeni yoktur. O sadece bir köpek gezdiricisidir. Parası yoktur, geçmişi yoktur, onu özleyecek kimse yoktur. Ama Jane’in bir yeteneği vardır: İnsanların görmek istediklerini kusursuzca oynamak. Sessiz, çalışkan, güvenilir kız rolünü. Eddie Rochester onun için bir tesadüf değil, bir yükseliştir. Yakışıklı, zengin ve karısını trajik bir kazada kaybetmiş bir adam. Bea Rochester ve yakın arkadaşı denizde kaybolmuştur; cesedi bulunamamıştır. Bea yalnızca bir eş değil, bir markadır. Güçlü, güzel, kusursuz.
Jane ilk kez bir hayata sahip olabileceğini düşünür. Güvenli, lüks, kalıcı bir hayata.
Ancak bir sorun vardır. Bazı kadınlar öldükten sonra bile evlerini terk etmez.
Bazı kocalar yas tutarken gerçeği saklar.
Ve bazı fırsatlar… tuzaktır.Jane ne kadar ileri gidebilir? Bir hayat çalmak için neyi feda edebilir?
Zenginliğin, arzunun, kıskançlığın ve kimliğin iç içe geçtiği bu kitapta kimse masum değil. Sadece daha iyi yalan söyleyenler var.
Jane Eyre’ın Kemikleri Sızlamış Olabilir mi?
#rachelhawkins 'in #üstkattakikadın kitabını bitirdiğimde hissettiğim tek şey kocaman bir eksiklik oldu. Kitabın tanıtımlarında bahsedilen o modern Jane Eyre uyarlaması iddiası, kitabı okurken neredeyse hiç hissedilmiyor. Eğer yazar karakter isimlerini Eddie ve Jane koymasa veya sonradan araştırmasam, bunun bir klasik eserin modern uyarlaması olduğunu anlamak imkansızdı.
Orijinal eserdeki o karanlık, gotik ve insanı içine çeken atmosferden eser yok. Onun yerine; lüks bir mahallede geçen, derinliği olmayan karakterlerin birbirini manipüle etmeye çalıştığı, bir mahalle dedikodusu okuyoruz.
Bir gerilim kitabında olması gereken o ensende soğuk nefes hissi hiç gelmedi. Olaylar