Cinsellik
Cinsiyet, canlının duygu ve dürtülerini arzu ile ilişkisi içinde ifade etme biçimidir. - Françoise Dolto Dolto'nun bu ifadesi, birçok terapistin teorik ezberler ve gündelik sağduyu nedeniyle gözden kaçırdığı temel bir noktayı açığa çıkarır. Çünkü burada cinsiyet, biyolojik bir veri ya da üreme işlevi olarak değil; öznenin dürtüleri, duygulanımları ve arzusu ile kurduğu ilişkinin ifade alanı olarak düşünülmektedir. Bu nedenle cinsel organ, yaygın biçimde varsayıldığı gibi Eros'un doğal bir dışavurum mekanı değildir. Daha doğrusu, cinsellik öncelikle haz üretmeye yönelik doğal bir aygıt olarak kavranamaz. Organ ya da bütün beden, cinsellik alanında dürtünün taşıyıcısı ve dışavurum aracıdır.  Fakat dürtü, Freud'un gösterdiği gibi, yalnızca yaşamı koruyan ve birleştiren Eros'tan ibaret değildir. Dürtü aynı zamanda ölüm dürtüsünün de taşıyıcısıdır. Bu nedenle cinsellik, kimi zaman yaşamı örgütleyen bir alan olurken, kimi zaman da yıkımın, tekrarın, tekrar olarak yıkımın ve öz-yıkımın sahnesine dönüşebilir. Özellikle çağımızda ve kimi yapı ve durumlarda bunu daha sık gözlemliyoruz. Örneğin, borderline yapılanmalarda cinsellik çoğu zaman arzu etrafında değil, ölüm dürtüsünün dışavurum amacı etrafında şekillenir. Benzer biçimde otistik ya da şizofrenik yapılarda da cinsellik bedenin jouissance'ından kurtulma çabasıdır. Nevrotik yapılarda ise durum farklıdır. Burada cinsellik çoğu zaman arzuyla ve bilinçdışı fantazmla örülüdür. Özne cinsel ilişkiye yalnızca bedensel bir tatmin için değil, bilinçdışı senaryolarını sahnelemek için de girer.  Bu nedenle sevgi, kıskançlık, rekabet, intikam, suçluluk ya da agresyon gibi birçok unsur cinsel yaşamın içine yerleşir. Özellikle obsesif ve histerik yapılarda cinsellik, bilinçdışı agresyonun ve arzusal çatışmaların ifade edildiği
Sonsuz bir girdap, Ruhsuz beden Kesiksiz surat Çelikten bir yalan,ölüm kadar gerçek…
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
JOE NAVARRO-BEDEN DİLİ KİTABI
Bu kitabın temel mesajı şudur: "İnsanları anlamak için yüzlerinden çok ayaklarına, ellerine ve rahatlık düzeylerine bakın." Bu yaklaşım, terapistler, yöneticiler, müzakereciler ve insan davranışlarını analiz eden profesyoneller için oldukça değerlidir.
1000Kitap
Kimi zaman ruhunuzdaki duygu ve düşünceler bedeninize yansır, bazen de beden hareketleriniz ruhunuzu şekillendirir. Yüzünüzü astığınızda, dudağınızı büzdüğünüzde, kaşlarınızı çattığınızda bu durum bir zaman sonra ruhunuzu karartır. Allah Resûlü (s.a.v.) hayatında yaşadığı tüm zorluklara rağmen asla katı kalpli, asık suratlı değildi, daima güler yüzlüydü. Rabbimiz onunla ilgili şöyle buyurdu: “O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi.”(Âl-i İmran, 159) Rabbimiz her türlü stres, gam, keder, kaygıdan bizleri uzak eylesin. Soner Duman
“Ne büyük bir trajedi; Çürüyüp gidecek beden özenle beslenirken,ebedi yaşayacak ruh ihmal ediliyor.” · İ𝐦𝐚𝐦 𝐆â𝐳â𝐥𝐢
İnsan ve Hayat
...umudumdan tanırlar beni, en çokta sabrımdan.. ardımda bıraktıklarım kocaman bir dağ, birini aşsam binlercesi birikir. dua ile bir damla yaş yapışır kirpiklerime, ve çaresizlik hep kaderime. derinlerde yaşarım, kimsenin bilmek ya da görmek istemediği en derinlerde.. ne yerim, ne içerim, ne hissederim kimsecikler bilmez. denize karşıdır her daim hayallerim, vazgeçemediğim! ilkinden daha çok sevdiğim ikinci hayatım. tatmin olamaz bir türlü beş duyum, kalp denen uzvum.. sürekli masal dinler kulaklarım, şiir duymak isterken delicesine, sonra içli bir ses; "şiir olan cümleler ayrılsın, kaldı onlar mahşere".. ruhum çoğu vakit ayrılmak ister bedenden, çünkü beden çaresiz, merhem gökyüzünde sonsuz bir bulut kümesi. sükutum kırmamak içindir duyguları, lakin bana düşer hep kırılan duyguların ruhta ki gargarası. sever insanlar yaygara kopartmayı, lafı, yalanı ve dolanı.. sağım dersin yalan, solum dersin geriye kalan;
Şiir