"Bence okullarda uyuşturucu dersi olmalı, ırkçılık hakkında ders olmalı, polis vahşeti hakkında ders olmalı, neden insanların aç kaldığı hakkında dersler olmalı ama yok! Onun yerine beden eğitimi var, hadi voleybol oynamayı öğrenelim"
Dünya gayretin dilinden anlar ama kalbin iklimi emeğe boyun eğmez. Bazı kördüğümler çabalamakla çözülmez; ruhun selameti ancak o bağı bütünüyle koparıp fırlatmaktadır.
Büyüklerimiz daima terli terli su içmememizi, aksi takdirde üşüteceğimizi söylerler; ama hiç kimse zihnimiz bataklık halindeyken onu çırpınmaya, daha fazla düşünmeye zorlarsak kafamızı üşüteceğimizi söylemez. Bazı acılar vardır, fiziksel acıdan daha çok zarar veren ruhsal acılar... Beden elbet bir gün iyileşir; ruha açılan derin yaralar ne kadar sarılırsa sarılsın, defalarca dikiş atılsın, ne sargı bezinin izi ne de dikiş yarası geçer. Bir ömür sahibesiyle yaşayadurur...
Kendine kucak arayan gövde
Kendini yok eden gövde
Yitirdin kendini işte
Artık ne yurt sana
Ne varolabiliyorsun başka evde.
Bu mum medeniyetinde
Bu metal öznede
Bu cam sözde
Ne yurt sana dil
Ne şölen yeterince.
II
Ben büyüdüm
Akasyalar öldü
Üzgünüm.
Dışınız çok kalabalıktı
Beni içinizdeki zindana attınızdı
Olur ya bir gün
Suyu hatırlar şelale
Şeytan utanmayı öğrenir ve
Yüzleşir yüzünüz mevsimlerle
Sırf bu yüzden büyüdümdü,
Akasyalar öldü.
III
Karanlık suyun dibini göze aldım
Sonsuzluğu göze aldım o yatakta
Sen gittin ben bu balkonlara kaldım
Metalin damara dayandığı nokta
Şimdi söylüyorum dilimdeki küfrü
Gel seninle Ulu Beden Burcuna çıkalım
Çift başlıklı bir kartal simgesinde bir olalım
Sen ben ol, ben sen olayım bir hayalde
Tarihin akışına karşı doyumsuzca seyredelim
Kimi zaman Dicle'yi, kimi zaman hevsel bahçelerini..
Ensari Toprak
Yalnızlığım mı, korkutmuyor artık dehlizleri?
Karanlıklar yırtmıyor artık perdeleri.
Yaşam; doyumsuz, şımarık bir çocuk gibi,
Uslu durmaktan yorulan bir beden sanki.
Acı, bir son çiçekleri sular gibi;
Son nefes ağırlığıyla yok olmaya hazırlanıyor sanki..
16/6/2026
P.p