Doğuştan gelen, neredeyse akla ve yüreğe bağlı olmayan fiziksel bir beceri olarak gördükleri, özellikle ressamın yaşadığı her şeyi adlandırmak istedikleri yetenek sözcüğü, hiçbir fikre sahip olmadıkları, fakat söylemek istedikleri bir şeyi adlandırmak için gerekli olduğundan konuşmalarında özellikle çok sık geçiyordu.
İsteğinin gerçekleşmesinin, ona beklediği mutluluk dağından sadece bir kum tanesi verdiğini çok kısa bir süre sonra hissetti. İsteğinin gerçekleşmesi, insanların mutluluk duygusunu isteklerin gerçekleşmesi olarak tasavvur etmekle yaptıkları ezeli bir hatayı göstermişti ona.
...fakat toprak sahibi, bütün kendine özgü ve köşesine çekilip tek başına düşünen insanlar gibi başkasının düşüncesini anlamakta zorluk çekiyordu, özellikle kendi düşüncesi konusunda taraflı davranıyordu.