B.

B.
@bedirstc
Ziraat Mühendisi
Selçuk Üniversitesi
Konya
35 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Güneş iyice yükselmeden başlanan yolculuk. Tek bir yokuş, yolun her iki yakasında sonsuzmuş gibi evren bozumu otel sıraları ve mevsimin sonunun geldiğini gösteren boş odalar tabelaları. Hemen arkada kalan motorun aynasından bir parçası gözüken sabah güneşinin boyadığı lacivert deniz parçası ve dalgalanan kestane rengi bir tutam saç. Kasabalar, dükkanlar, benzin istasyonları, parketmiş traktörler, kahvehaneler ve işi varmış gibi yürüyen tektük insanlardan oluşan görüntüsünün içinden geçip her yöne aynı ivedilikle uzanan zift ve çakıl karışımından oluşan yol..Büyütülen vites, tekrar büyütülen vites, son kez büyütülen vites. Hızlı bir rüzgarın etkisiyle ırkından beklenmeyecek bir sıcaklıkla yaklaşan kadının adamın sırtında yarattığı baskı. Motorun ve rüzgarın tek düze gürültüsü ve iri, karanlık bir fotoğraf gibi sonsuz uzayan yolun hipnotize eden akışı. Bütün bunlardan önce aslında ilk kez sahilde tanışmış iki insanın gülümsemesi.
Reklam
Sigmund Freud'un dediği gibi :"Karşınızdaki insan, sizi neyin üzeceğini bildiği halde onu yapmaya devam ediyorsa bunun adı hata değildir. Düpedüz sizi gözden çıkarmıştır."
NEYİM TAM Kİ
Ne çok şeylerimiz yarım kaldı,bir bile bilsen keşke! Mesela; sol yanımız, gülüşlerimiz, hayallerimiz... Hep uykuda mı görülürdü rüyalar ? Açıkken gözlerim, kaç rüyam yarım kaldı. Kabuslarım var benim, yarım kalmayan. Bitmez tükenmez göz yaşlarım, Merhameti olmayan sevdam var benim. Acıdan yana doluyum, hepsi tam benim. Her sabah güneşle uyanan umutlarım var, Gün batımında kaybettiğim savaşın yenilgisi, Ay ile doğan yalnızlığın ateşi, İnanmazsan yıldızlara sor halimi.
Şiir
Parayla ilaç alabilirsin ama sağlık alamazsın. Parayla saat alabilirsin ama zamanı alamazsın. Parayla bilgi alabilirsin ama bilgelik alamazsın. Velhasıl parayla her şeyin kabuğunu alabilirsin ama çekirdeğini alamazsın.
Sen doğmadan bu dünya vardı, biri Müslüman  biri Hristiyan, biri siyah, biri beyaz… tüm çocuklar aynı bahçede oynuyorlardı. Sonra hudutları, kanunları koymuşlardı. Artık suçta belliydi, cezası da belliydi. Senden önce her şeyi düşünmüşler, sen doğunca da ha dünya budur böyle yaşanacak dediler… o dünyanın hudutlarına kendini hapsetme. Sen bir daha anla, bir daha söyle kendi sözlerini, adalet sade kitaplarda yazmaz.
Reklam